Küresel Turizm Etiği İlkeleri

Küresel Turizm Etiği İlkeleri Uluslararası turizmin önümüzdeki 20 yıl içinde yaklaşık üç kat büyüyeceğini öngören turizm profesyonelleri, bu büyük endüstrinin çevre ve kültürel miras üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek ve turizmden elde edilecek faydayı maksimuma çıkarmak üzere uluslararası bağlayıcılığı olan bazı ilkeler üzerinde çalışmaya başladılar ve ilk kez 1997 yılında Dünya Turizm Örgütü’nün (WTO) İstanbul’da yapılan Genel Kurul toplantısında Küresel Turizm Etiği İlkeleri’nin belirlenmesi çağrısı yapıldı. Hemen ardından oluşturulman bir komite konuyla ilgili taslak metni hazırladı. 1999 Nisan’ında New York’da toplanan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Gelişme Komisyonu bu girişimi destekleyerek, WTO’dan bu taslak metni özel sektör, sivil toplum ve işçi örgütlerine de sunarak katkılarını almasını istedi. Böylece WTO üyesi yetmişi aşkın ülke temsilcisi bir araya gelerek taslak metne son halini verdi. 10 maddelik Küresel Turizm Etiği İlkeleri WTO’nun 1999 Ekim’inde Santiago’da gerçekleştirdiği Genel Kurul toplantısında kabul edildi. WTO Genel Sekreteri Francesco Frangialli’nin sözleriyle, “Küresel Turizm Etiği İlkeleri, yaşayan bir döküman olarark tasarlandı. Okuyun. Dağıtın. Tamamlayın. Yalnızca sizlerin katkısıyla turizmin endüstrizinin geleceği garanti altına alınabilir ve sektörün ekonomik gelişmeye, barışa ve halklararası karşılıklı hoşgörüye katkısı artırılabilir.”

1] Turizmin halk ve toplumlar arasında karşılıklı saygı ve anlayış ilişkilerine katkıları: Farklı dinsel, felsefi ya da moral inaçlara saygı ve hoşgörü temelinde insanlığın ortak etik değerleri, sorumlu bir turizm anlayışının hem temeli hem de sonucudur. Turizme yatırım yapan işletmeler ve bizzat turistler, gittikleri ülkenin azınlık ve yerli halklarını da dahil olmak üzere bütün halkların toplumsal - kültürel gelenek ve pratiklerini gözetmek durumunda olmalıdır. Benzer şekilde turistik etkinlikler de ev sahibi ülke ya da bölgelerin gelenek, örf , adet ve yasalarına uygun ve saygılı olmalıdır. Öte yandan hem ev sahibi ülkeler hem de yerel işletmeler konuk ettikleri turistlerin geleneklerinden, yaşam tarzı ve beklentilerinden haberdar olmalı, bunlara saygı göstermeli ve iyi bir konukseverlik için gerekli eğitim ve öğretimden geçmiş olmalıdır. Gelen turist ve konukların güvenliklerinden yerel yetkililer sorumludur. Yerel otorite, yabancı turistlerin özellikle güvenlik gereksinimlerine özel bir dikkat göstermek, gereksinim duydukları enformasyon, güvenlik, sigorta ve sağlık hizmetlerini sunmak ile yükümlüdür. Kültürel ya da doğal mirasa ya da turizm tesislerine yönelik olduğu kadar turistlere veya turizm endüstrisi çalışanlarından herhangi birisine yönelik her türlü saldırı, tehdit ve yasadışı eylem mutlaka yasal takip altına alınmalı ve cezalandırılmalıdır. Seyahatlari sırasında turistler ve ziyaretçiler herhangi bir suçtan ya da konuk oldukları ülkenin yasalarında suç sayılan herhangi bir eylemden ve çevreye zarar verecek her türlü harekettten sakınmalı,.bölge halkının sosyokültürel yaşam haklarını kısıtlayıcı ya da ar ve haya duygularını rencide edici davranışlarda bulunmamalı, yanlarında yerel yasalara aykırı maddeler taşımamalıdır. Turist ve ziyaretçiler yola çıkmadan önce gidecekleri ülkenin karakteristiklerinden haberdar olmak, sağlık ve güvenlik risklerini öğrenmek, ve bu riskleri en az indirecek önlemleri almak durumundadır.

2] Bireysel ve kollektif bir tatmin aracı olarak turizm: Dinlenme, rahatlama, kültür ve doğayla baş başa kalma gereksinimlerinin en doğrudan giderildiği ayrıcalıklı etkinlik olarak turizm, bireysel ve kolektif memnuniyetin en iyi karşılanabileceği bir alan olarak tasarlanmalı ve yaşanılmalıdır. Yeterince açık fikirlerle uygulandığında turizm, kişisel eğitimin, karşılıklı hoşgörünün ve kültürel çeşitliliği, halklar arasındaki farklılıkları öğrenmenin en temel yoludur. Turistik etkinlikler kadın ve erkek arasında eşitliği kayıtsız şartsız benimser. İnsan haklarına ve özellikle bazı özel ve tehlikeler karşısında savunmasız olan grupların (çocuklar, özürlüler, yaşlılar, etnik azınlıklar ve yerli topluluklar v.b.) bireysel özgürlüklerine koşulsuz saygı duymalıdır. Özellikle cinsel ve özellikle çocuklara yönelik cinsel istismar başta olmak üzere sömürünün bütün biçimleri turizmin temel hedeflerine aykırıdır; ilgili ülkelerin tümünün işbirliği sağlanarak ve uluslararası yasalardan da yararlanarak bu tür olaylara karşı misafi ve evsahibi ülke yetkilileri harekete geçirilerek ısrarlı bir mücadele verilmeli, suçlular mutlaka cezalmandırılmalıdır. Din, eğitim, sağlık, kültür ve dil öğrenme amaçlı seyahatler, turizmin en yararlı biçimleridir ve bu yüzden de teşvik edilmelidir.

3] Sürekli bir gelişme faktörü olarak Turizm : Turizm yatırımcıları, yatırım yaptıkları bölgelerdeki doğal çevrenin en önde gelen koruyucularıdır. Şimdiki ve gelecek nesillerin özlem ve gereksinimlerini dürüst bir biçimde karşılayarak sağlam, sürekli ve sürdürülebilir bir ekonomik gelişme sağlarlar. Mümkün olduğu ölçüde israftan kaçınarak başta su ve enerji olmak üzere nadir bulunan değerli kaynakların korunmasına yardım eden her türlü turizm yatırımına, ulusal, bölgesel ve yerel kamu otoritelerince öncelik ve teşvik verilmelidir. Turistik hareketliliğin zaman ve mekan açısından düzenlenmesi, örneğin okul tatili ve izin aylarının gözetilip ve daha düzenli bir tatil takvimi yapılması yoluyla doğal çevre üzerindeki turizm baskısı hafifletilmeli, aynı zamanda da turizm endüstrisi ve yerel ekonominin bu hareketlilikten daha fazla yarar elde etmesi sağlanmalıdır. Turizm altyapısı, mevcut ekosistem ve biyolojik çeşitlilikten oluşan doğal mirası koruyacak şekilde ve özellikle yabanıl hayatın tehlike altındaki türleri mutlaka gözetilerek tasarlanmalıdır. Turizm yatırımcıları ve sektör profesyonelleri, özellikle duyarlı alanlarda, örneğin çöller, kutuplar, yüksek dağlık alanlar, sahil şeritleri, tropikal ormanlar, koruma altındaki alanlarda bu konudaki kısıtlama ve yasaklara riayet etmelidir. Doğa turizmi ve ekoturizm, doğal mirasa, yerel nüfusa saygılı olmak ve bu alanların kaldırma kapasitesini zorlamamak kaydıyla, turizmin sürekliliğini sağlamada özel bir öneme sahip turizm türleri olarak kabul edilir.

4] İnsanlığın ortak kültürel mirasından yararlanan ve onu zenginleştiren bir etkinlik olarak turizm: Turizmin kaynakları insanlığın ortak mirasıdır ve buraların yerleşik toplulukları bu kaynaklar üzerinde özel hak ve yükümlülüklere sahiptir. Turizm politikaları ve turistik etkinlikler, gelecek kuşaklara aktarmakla yükümlü oldukları kültürel, arkeolojik ve sanatsal mirasa özen gösterilerek gerçekleştirilmelidir. Turist ziyaretlerine geniş ölçüde açık tutulması gereken arkeolojik ve tarihi sitelere olduğu kadar müzelere, anıtlara, türbe ve benzeri mekanlara da özel bir özen gösterilmelidir. Kültürel alan ve anıtların ziyaretinden elde edilen mali kaynaklar, hiç değilse kısmen, bu mirasın bakımı, korunması, geliştirilmesi ve zenginleştirilmesi için harcanmalıdır. Turizm etkinlikleri, geleneksel kültür ürünleri, eserler ve folklorik öğelerin dejenere olması ve standartlaşmasına yol açmak yerine onları zenginleştirecek şekilde planlanmalıdır.

5] Ev sahibi ülkeler ve toplumlar için fayda üretici bir etkinlik olarak turizm: Yerel nüfusun turistik etkinliklere katılımı ve bu etkinliklerin yarattığı ekonomik, toplumsal ve kültürel faydalardan ve özellikle de ortaya çıkan iş olanaklarından doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaları sağlanmalıdır. Turizm politikaları, ziyaret edilen bölgelerdeki nüfusun yaşam standartlarının yükseltecek ve gereksinimlerini karşılayacak şekilde planlanmalı, turizm alanlarına yönelik planlama, mimari yaklaşım ve diğer operasyonlarda şayet aynı kalitede eleman varsa yerliler tercih edilmelidir. Kıyı şeritleri, adalar ve özel bir duyarlık gerektiren dağlık bölgelerdeki turizm faliyetlerine özen gösterilmeli ve turistik etkinliklerin bölgedeki geleneksel ekonomik yapılanmaları yok etmesi ya da zarar vermesinin önüne geçilmelidir. Turizm profesyonelleri ve özellikle de yatırımcılar kendi genişleme projelerinin çevre ve doğal doku üzerindeki etkileri üzerine çalışmalar yapmalıdır. Gelecek planları, projelerinin görülebilir yan etkileri konusunda olabildiğince şeffaf ve objektif bir enformasyon sağlamak, bölge halkıyla bu konuda canlı bir diyalog içinde olmak da yatırımcının yükümlülükleri arasındadır.

6] Yatırımcıların turizmin gelişmesindeki yükümlülükleri: Turizm yatırımcıları ve işletmeleri seyahat ve konaklama koşulları ve tesisleri hakkında ziyaretçilere doğru ve nesnel bilgi vermekle yükümlüdür. Müşterilerine sözleşmede taahhüt ettikleri konular, örneğin sundukları servisin kalitesi, ücreti ve diğer nitelikleri, yükümlülüklere uyulmaması halinde müşteri zararının nasıl tazmin edileceği gibi konular açık ve kolay anlaşılır bir dille belirtilmiş olmalıdır. Turizm profesyonelleri, kendi servis kalitelerini yükseltecek konularda, örneğin emniyet, sağlık, gıda güvenliği konularda komu otoriteleri ile mümkün olduğunca yakın bir işbirliği içinde olmalıdır. Benzer şekilde, uygun sigorta ve yardım sistemlerinin varlığını güvence altına almak da yatırımcıların yükümülüğü altında olmalıdır. Konuyla ilgili olarak ulusal yasalarda belirtilen tüm yükümlülükler, yatırımcı tarafından peşinen kabul edilmiş sayılır. Turizm profesyonelleri, ellerinden geldiğince, konuk ettikleri turistin kültürel ve ruhsal memnuniyetini sağlamalı, dinsel inanışlarının gereklerini yerine getirmelerine yardımcı olmalıdır. Ev sahibi ülkeler ile ziyaretçi ülkelerin kamu otoriteleri, ilgili turizm profesyonelleri ile devamlı bir işbirliği içinde olmalı ve seyahati organize eden şirketlerin herhangi bir yolsuzluğuna karşı harekete geçecek yasal mekanizmaların varlığını garanti etmelidir. Hükümetler, özellikle kriz anlarında, kendi vatandaşlarını durumdan haberdar etmek, seyahat edecekleri ülkede karşılaşabilecekleri tehlikeler konusunda bilgi vermek hak ve yükümlülüğüne sahiptir. Ancak bu bilginin, kendi turizm firmaları ve evsahibi ülke turizm sektörüne yönelik önyargılardan, abartı ve haksızlıklardan arındırılmış olmalısı sorumluluğu da hükümetlere aittir. Bu nedenle bu tür tavsiye nitelikli bilgilerin içeriği önce evsahibi ülke yetkilileri ve ilgili sektör temsilcileriyle tartışılmalı, uyarılar tehlikenin varolduğu coğrafi bölgelerle sınırlanmalı, riskin boyutları abartılmamalı, ve ilgili bölgede durum normale döner dönmez de iptal edilmelidir. Basın , özellikle elektronik ileşitişim araçlarından yararlanan turizm ağırlıklı yayın organları ve diğer medya, turist akışını etkileyebilecek haberleri verirken kesinlikle dürüst ve dengeli davranmalı, tüketicilerin doğru ve açık bilgi sahibi olmasını sağlamalıdır. Yeni iletişim ve elektronik ticaret teknolojileri de bu amaca uygun olarak geliştirilmeli, turizm basını örneğin seks turizminin teşvik edecek yayınlardan kaçınmalıdır.

7] Turizm hakkı: Yeryüzü kaynaklarına kişisel erişim, güzelliklerin keşfi ve keyfi, bütün dünya vatandaşlarına eşit olarak açık bir haktır. Ulusal ve uluslararası turizm etiknliklerine giderek artan ölçülerde katılım, boş zaman etkinliklerinin yeryüzündeki artışının en güzel ifadelerinden biri olarak kabul edilmeli ve bunun önündeki öngeller kaldırılmalıdır. Evrensel tatil ve turizm hakkı, boş zaman ve dinlenme hakkının doğal bir sonucu olarak görülmeli ve makul sınırlara çekilmiş iş saatleri ve periyodik ücretli izin hakkı ile birlikte düşünülmelidir. Bu son iki hak, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 24 ve Uluslararası Ekonomik, Toplumsal ve Kültürel Haklar Sözleşmesinin 7d maddeleriyle garantiye alınmıştır. Aile, gençlik, öğrenci ve engelliler için turizm kolaylaştırılmalı ve teşvik edilmelidir.

8] Turistik hareket özgürlüğü: Turist ve ziyaretçiler, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 13’üncü maddesi’nde de belirtildiği gibi, ulusal ve uluslararası yasalara uygun olarak kendi ülkeleri içinde veya ülkeler arasında seyahat etme özgürlüğüne sahiptir. Herhangi bir ayrımcı uygulama ya da formalite ile karşılaşmaksızın ülkelerden geçmeleri, kalabilmeleri ve kültürel alanları ziyaret etmeleri sağlanmalıdır. Ziyaretçi ve turistler iç ve dış iletişim biçimlerinin mevcut bütün olanaklarından yararlanabilmelidir. Yerel yönetimlere, adalet ve sağlık servislerine kolay ve hızlı bir biçimde erişebilmeleri de sağlanmalı, diplomatik kurallara aykırı olmadığı sürece kendi ülkelerinin temsilcileri ile de bağlantı kurmakta serbest olmalıdırlar. Turist ve ziyaretçiler, kendileriyle ilgili kişisel veri ve enformasyonun gizlilik ve güvenliği ile konularda, ziyaret ettikleri ülkelerin vatandaşlarıyla aynı hakları kullanabilmelidir. Vize, sağlık ve diğer gümrük formaliteleri gibi idari prosedürler, ister devletler arası ilişkiler çerçevesinde isterse uluslararası anlaşmaların bir sonucu olarak olsun, maksimum seyahat özgürlüğünü ve uluslararası turizmin genişlemesini sağlayacak şekilde uyarlanmalıdır. Bu prosedürü basitleştirip kolaylaştıracak ülkelerearası anlaşmalar teşvik edilmeli, turizm endüstrisine zarar veren ya da rekabet gücünü baltalayan özel vergi ve harçlar aşamalı olarak kaldırılmalı ya da düzeltilmelidir. Ziyaret ettikleri ülkelerin ekonomik durumu elverdiği ölçüde turistler için, seyahatlerinde gerekli para birimlerini bir başkasıyla değiştirebilme olanağı sağlanmalıdır.

9] Turizm çalışanları ve girişimcilerinin hakları Turizm endüstrisi ve ilgili sektörlerde çalışanların temel hakları, hem kendi ülkelerinde hem de konuk oldukları ülkede ulusal ve yerel yönetimlerin denetimleri altında güvenceye alınmalı, mesleklerine özgü mevsimsellik koşulu mutlaka gözönünde tutulmalı, bulundukları sektörün doğası gereği sahip olduğu esneklik ve global boyuta özen gösterilmelidir. Turizm endüstrisi ve ilgili sektörlerde çalışanlar için, başlangıç ve ileri eğitim bir hak ve görevdir. Bu insanlara bütün sosyal haklar ve iş güvencesi sağlanmalı, özellikle de mevsimlik işçilere gelir durumlarına ilişkin özel bir statü sağlanmalıdır Uluslararası alışverişin gelişimi ve dinamik olarak büyümesinde vazgeçilmez bir dayanışma ögesi olarak, turizm endüstrisinin çokuluslu şirketleri zaman zaman sahip oldukkları egemen konumu istismar etmemeleri ve kimi toplumsal-kültürel modellerin evsahibi toplumlara yapay olarak empoze edilmesine bir araç haline gelmekten kaçınmaları gerekir. Tartışmasız biçimde sahip olmaları gereken yatırım ve ticaret özgürlüğü karşılığında onlar da yerel gelişime katkıda bulunmalı, kazançlarını kendi ülkelerine göndermekte aşırıya kaçmamalı ve para kazandıkları ülkenin ekonomisine borçlarını ödemelidirler.. Yatırım yapan ve yapılan ülkelerin girişimcileri arasındaki ortaklık ve dengeli ilişkiler ise turizmin sürdürülebilir gelişmesi ve kazancın eşit dağılımı için kaçınılmazdır.

10] Global Etik Maddelerinin turisme uygulanabilirliği Turizm endüstrisinde çalışan kamu ve özel girişimciler, bu ilkelerin etkili bir şekilde hayata geçirilmesi ve denetlenmesi konusunda işbirliği içinde olmalıdır. Yatırımcı ve girişimciler, başta Uluslararası Turizm Örgütü olmak üzere, turizm alanında yetkili tüm uluslararası kuruluş ve sivil toplum örgütlerinin, turizmin gelişmesi, insan hakları, çevre ve sağlığın korunması konusundaki rollerini takdir etmelidir. Yine aynı yatırımcılar, Küresel Turizm Etiği İlkelerinin uygulanması ya da yorumlanması konusundaki herhangi bir anlaşmazlık halinde, Dünya Turizm Etiği Komite’sinin hakemliğini kabul ederler.

http://www.turizmdebusabah.com/haber_detay~haberNo~5347.htm             E.BLACKSEA

WTM Londra 2006 Turizm Fuarı Sonuç Raporu


Fuar Tarihleri 06-09.11.2006
2007 Yılı Fuar Tarihleri 12-15.11.2007
Fuarın Açık Olduğu saatler 06-08.11.2006 10:00-18:00
09.11.2006 10:00-17:00
Ziyaretçi Sayısı 47.264
Katılan Ülke Sayısı 202
Stand Alanı 41.749 m2

Dağıtılan Malzemeler 1. Istanbul Guide
2. Istanbul CD
3. İstanbul Map
4. Nazar Boncukları
5. 2010 Avrupa Kültür Başkenti Broşürleri
6. Katılımcı otellerin sağladığı promosyonlar
7. İstanbul Posterleri

06-09 Kasım 2006 tarihleri arasında Londra’da 27.si yapılan WTM 2006 fuarının bu sene ExCel’de düzenlenen organizasyon ile yine son derece tutarlı ve düzenli olarak hazırlanmış olduğu görüldü. ExCel bölgesi adını şehre uzak olmasından alıyor. Ancak fuar alanının yoğun taleple karşılaşması çok yakın bir gelecekte etrafının konaklama ve diğer turistik yapılaşmalarla dolacağının bir göstergesi. 2012 Olimpiyatlarının yapılacağı vadi içinde yer alan bu güzel ve modern fuar alanının tek dezavantajı da şehrin dışında olması. Fuar sadece İngiltere pazarına yönelik olmayıp, dünyanın dörtbir yanından (202 ülke) alıcılarla satıcıların bir araya gelmesi ile bir sonraki yılın nasıl geçeceğinin hemen hemen ortaya çıkacağının göstergesi olması özelliği ile önem kazanmıştır.

Fuar özetle Türkiye için olduğu kadar İstanbul destinasyonu ve TUROB için de hareketli, yoğun ve verimli geçti. Birliğimiz standında Türkiye’ den fuara katılan turizmcilerin yanı sıra yurt dışında turizmle uğraşan yabancı ve Türk turizm profesyonellerinin de beğenisini ve takdirini alan tanıtım materyalleri, İstanbul posterleri ve görselleri, ile promosyon malzemeleri büyük ilgi gördü. Fuar esnasında Istanbul standına gelen ziyaretçiler özellikle Formula1, Golf, Alışveriş ve Kültürel turlar için yoğun olarak bilgiler istediler. Özetle standımızda bireysel tanıtım yerine destinasyon tanıtımı konseptinin uygulanmasına devam edilerek fuardan maksimum fayda sağlanmaya çalışıldı. Türkiye Standı Akdeniz ülkeleri arasında 729 metrekarelik bir alanı kapsadı. Özellikle geçmiş yıllarda yaşanan “kahvehane görünümünün” bu yıl yok edilmesi kararı özellikle fuar için gelmiş olan profesyoneller tarafından olumlu bir karar olarak nitelendirildi. Fuarın doğu ve batı giriş kapıları ile N4 kapısı girişinde ülkemiz reklamlarının yer alması yine ana koridorda bütün katılımcıların gördüğü etrafı Türkiye görselleri ile süslenen dört adet video wall’da her yarım saatte bir Türkiye reklam filmi gösterilmesi standımıza ziyaretçi akınının daha da artmasını sağladı. Bölgesel ve Bireysel tanıtım konseptinin benimsendiği Türkiye standında hiç boş alan bırakılmadı. Türkiye standında destinasyonların yanısıra 30 adet bireysel stand yer aldı. Katılımcılarca Türkiye standı yapımında kullanılan malzeme kalitesi, mimari bütünsellik, imaj ve kullanım kolaylığı açısından son yıllarda Türkiye’nin uluslararası fuarlardaki en başarılı standları arasında gösterildi.

Dünya turizminin her geçen gün dahada büyüdüğü görülmektedir. 2005 yılında büyüme uluslararası varışlarda 2004 yılına oranla % 5.6 artışla 808 milyon’a, 2005 yılında turizm gelirleri ise 2004 yılına göre %3.4 artışla 682 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. 2006 yılı sonunda ve 2007 yılında büyümenin %3’er olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.Türkiye dünyanın en çok turizm geliri elde eden ülkeleri sıralamasında 8. sıraya yükselmiştir. Dünya genelinde ortalama turizm harcaması 840 USD, Avrupa’da 790 USD, Akdeniz çanağında 890 USD ülkemizde ise 705 USD olarak gerçekleşmektedir. Artan petrol fiyatları, terör ve doğal felaketler, salgın hastalıklar dünya turizmini olumsuz olarak etkilemektedir. Bu olumsuzluklara ülkemizde özellikle son dönemde YTL’nin diğer döviz kurlarına göre aşırı değerlenmesinin fiyatları arttırması da gösterilebilinir.

İngiltere pazarı incelendiğinde; İngilizlerin %82’si Avrupa içine seyahat etmekte, %50’si en az 3 ay önceden rezervasyon yaptırmakta ve rezervasyonların %25’i internet üzerinden yapılmaktadır. İngiltere 2005 yılında Almanya ve Fransa’yı geride bırakarak internet üzerinden en çok tatil satın alan ülke konumuna gelmiştir. Yaklaşık 57 milyar Dolar ile İngiltere dünyanın en çok turizm harcaması yapan 3. ülkesi konumundadır. İngilizlerin en çok ziyaret ettiği ülke İspanya olup Fransa bu ülkeyi izlemektedir. Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre İngiliz vatandaşların ülkemizde yaptıkları kişibaşı harcamaları ortalama 947 USD’dır. İngiliz İstatistik Bürosu’nun 2005 yılında yayınladığı rapora göre İngiltere’den ülkemize gelen turistlerin %70’i paket turlarla gelmektedir. Aynı verilere göre İngilizlerin Türkiye’de ortalama kalış süresi 13 gün olup, ziyaretçi başına ortalama harcama 477 Sterlindir. Paket tatil pazarında İspanya ve Yunanistan’dan sonra 3. sırada olan Türkiye, en çok ziyaret edilen ülkeler arasında 11. sıradadır. İngilizlerin ülkemizde en çok ziyaret ettikleri tatil yöresi Marmaris’tir. İngilizler ülkemize çoğunlukla Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında gelmektedirler. 2005 yılında İngiltere pazarından ülkemize en çok turist gönderen tur operatörleri Thomas Cook (%35,5), First Choice (16,8), My Travel (14,7) ve TUI (13,2) olarak sıralanmaktadır. Ryanair, Easyjet gibi düşük maliyetli havayolu şirketleri gerek İngiltere gerekse AB ülkelerinin turizmine büyük katkılar sağlamıştır. Ülkemize Easyjet ile başlayan söz konusu uçuşların sayılarının artmasının özellikle bireysel seyahatleri ve kısa süreli tatil (short break) imkanlarını arttıracağı değerlendirilmektedir. İngiltere pazarında bireysel seyahatlerde Internetin yaygın olarak kullanılması ile ciddi artış yakalandığı gözlemlenmektedir. Bu nedenle firmaların web sayfalarını sürekli güncellemeleri ve estetik ve kullanım kolaylığı konusunda teknolojik gelişmelerini yakından takip etmeleri büyük önem kazanmıştır. Ülkede deniz turizmi dominantlığını korurken özellikle farklı kültürleri tanıma (kültürel), Aktivite (yürüyüş, trekking vs) Dügün ve Balayı turizmi yeni trendler olarak gözlemlenmektedir. Ayrıca İngiltere nüfusu Avrupa’nın en çok golf oynayan ülkesi konumunda olup, 3.000 civarında golf sahası mevcuttur. Özetle Avrupa’da golf oynayan yaklaşık 12 milyon golfçünün % 50’si İngilizdir. Ayrıca İngiltere dünyada Kuzey Amerika’dan sonra en büyük ikinci Cruise (Kruz) pazarıdır.

Londra Kültür ve Tanıtma Müşaviriliğinin; son yıllarda alışkın olmadığımız bir şekilde katılımcılara kusursuz hizmet sundukları gözlerden kaçmadı. Fuara katılacak profesyoneller henüz Türkiye’de iken WTM - İngiltere Pazar Raporu – İngiltere Tüketici Araştırması – İrlanda Pazar Raporu – Faaliyet Raporu’nu içeren kitap (232 sayfa), giriş kartları, istatistikler, fuar alanına ulaşım planları (metro, taksi, otobüs) dahil kargo ile katılımcılara ulaştırıldı. Bütün katılımcıların fuarın uluslararası katalogunda ve web sayfasında yayımlanması sağlandı.Yine söz konusu Müşavirlik tarafından bütün katılımcılara ulaştırılan WTM internet sitesi şifreleri; diğer ülkelerden profesyoneller ile on-line görüşmeler yapılması ve randevu alınması ile fuara planlı ve programlı katılınmasını sağlandı. TUROB olarak Londra Kültür ve Tanıtma Müşavirliğimizin bütün çalışanlarına bu kusursuz organizasyon ve bilgi akışı için bir kez daha teşekkür ederiz.

SONUÇ :WTM Fuarında Türkiye her geçen yıl daha da organize olarak gelişiyor. Bu yıl uygulanan konsept katılımcılar ve ziyaretçilerce son derece başarılı bulunmuş, aynen devam edilmesi yönünde Bakanlığa talepte bulunulmuştur.

2007 yılının 2006 yılına göre daha iyi geçeceği yönünde herhangi bir olumlu yaklaşım tespit edilememiştir. İşletmelerin 2007 yılı beklentilerini buna göre yapılandırması gerekmektedir.

Hindistan ve Çin Halk Cumhuriyeti pazarının yeni trend olarak önümüzdeki dönemde en büyük hareketlilik yaşayacak ülkeler olarak ortaya çıktığı, zaman geçirmeksizin bu pazardan pay almak yönünde çalışmalar yapmamız gerektiği gözlemlenmiştir.

DİE istatistiklerine göre Turizm Harcamaların Mal ve Hizmetlere göre dağılımında;
1. Konaklama % 19,4
2. Yeme İçme % 26,6
3. Sağlık % 2,5
4. Ulaştırma % 7,9
5. Spor, Eğitim, Kültür % 1,8
6. Tur Hizmetleri % 2,0
7. Diğer (Giyecek, Hediyelik Eşya, Halı, Kilim, Deri, Altın vs.) % 39,8
olarak tespit edilmiştir. Turizmin 38 ayrı sektöre katmadeğer sağladığı gerçeğinden hareketle İstanbul ve Ülkemizin tanıtımının yukarıda verilen tablodan da anlaşılacağı üzere otellerin üzerine yüklenmesi yerine yerel yönetimler ile bütün sivil toplum kuruluşlarınca önemsenmesi ve desteklenmesi gerekmektedir.

WTM fuarı sırasında iki önemli konu dikkatleri çekmiştir.
1. Paket tur sayıları her geçen yıl azalma göstermektedir. Zira son dakika satışları ile paket tur fiyatları arasında bazen %50’yi aşan fiyat farkları ile destinasyonlar arası fiyat rekabeti tüketiciyi paket tur rezervasyonlarından uzaklaştırmaktadır.
2. Internetin yoğun olarak kullanılması ile bireysel rezervasyonlarda her geçen yıl tahminlerin üstünde artış görülmektedir. Önümüzdeki dönemde internetin öneminin artacağı ve maksimum on yıl içerisinde tüketicilerin çok büyük bölümünün seyahatlerini internet aracılığı ile organize edeceği görülmektedir. Bu nedenle kurum ve kuruluşların web sayfalarını güncel tutmaları, kullanım kolaylığı ve görsel açıdan etkileyici olmalarını sağlamaları yararlı olacaktır. Ancak internet rezervasyonlarının gelişimi özellikle ulaşım konusunda imkanlarla orantılı seyretmektedir. İngiltere’de yapılan bir araştırma bireysel seyahatlerin özellikle düşük maliyetli uçuş sağlanan destinasyonlara yoğunlaştığını ortaya koymuştur. Nitekim bu alanda Easyjet’in başlattığı İstanbul uçuşları araştırmayı doğrular niteliktedir. Düşük maliyetli uçuşların sağlanmasının destinasyonun bireysel seyahatler ve kısa süreli tatil (short break) imkanlarını arttıracağı değerlendirilmektedir. Internet ile yapılan rezervasyonlarda çözülmesi ve dikkat edilmesi gereken ön önemli sorun; yanıltıcı ve yanlış bilgiler ile tüketicinin güveninin sarsılmasıdır. Bu konuda her kurum ve kuruluş üzerine düşen görevleri yerine getirmelidir.

www.turob.org.tr   E.BLACKSEA

Selanik Philoxenia 2006 Turizm Fuarı Sonuç Raporu

Selanik Philoxenia 2006 Turizm Fuarı Sonuç Raporu

Selanik Philoxenia 2006 Turizm Fuarı Sonuç Raporu

Fuar Tarihleri 16-19.11.2006
2007 Yılı Fuar Tarihleri 01-04.11.2007
Fuarın Açık Olduğu saatler 16-88.11.2006 11:00-20:00
19.11.2006 11:00-19:00
Ziyaretçi Sayısı 35.000 (Yaklaşık)
Katılan Ülke Sayısı 30
Stand Alanı 10.000 m2, 785 Stand (117 Yurt Dışından)
Dağıtılan Malzemeler 1. Istanbul Hotels Flyer,
2. Istanbul Guide
3. Istanbul CD
4. İstanbul Map
5. Nazar Boncukları
6. 2010 Avrupa Kültür Başkenti Broşürleri
7. Katılımcı otellerin sağladığı promosyonlar
8. İstanbul Posterleri

Sergilenen Görseller 1. İstanbul Posterleri
2. TUROB Bayrakları
3. Plazma TV + Ses Düzeni

Yunanistan önemli turizm ülkeleri arasında yer alıyor. Turizmden yılda 11-13 milyar dolar gelir sağlayan Yunanistan’da turizmin istihdam içindeki payı yaklaşık % 11 (WTO verileri).Yunanistan ağırlıklı olarak Avrupa’dan turist alıyor ( % 95). Yunanistan’dan yurt dışı çıkışlarda Türkiye 8-10 yıl önce sıralamada dahi yokken 2006 itibari ile Türkiye; İtalya ve Fransa’dan sonra üçüncü durumdadır. Yunanistan’dan ülkemize gelen turistler genel olarak tatil, alışveriş, dini ve akraba ziyareti amacıyla gelmektedir. Son zamanlarda turizm hareketlerinde başta İstanbul olmak üzere özellikle Kapadokya ve Karadeniz bölgesine yoğun ilgi duyulduğu gözlemlenmektedir. Yıl sonuna kadar 500 bine ulaşacağı tahmin edilen Yunanlı turist sayısının ülkenin toplam nüfusunun 11 milyon olduğu göz önüne alındığında önemi bir kez daha anlaşılacaktır. 2007 yılında pazarın 2006 yılı başlangıcında yaşanan olumsuzlukların (Kuş Gribi, Karikatür Krizi, Rahip Cinayeti vs.) yaşanmaması halinde % 20 civarında artış yakalayacağı tur operatörleri tarafından dile getirilmektedir. Yunanistan aynı zamanda ülkemizden en çok turist alan ülkeler arasındadır. 2006 yılı sonuna kadar ülkemizden 250 bin turist beklenmektedir. Türk turistlerin en çok ziyaret ettikleri yerler Atina, Alexandrapoli, Kavala ve Selanik’tir.

22.si yapılan Philoxenia turizm fuarına aralarında Türkiye, Hindistan, Bulgaristan, Mısır, İtalya’nın da olduğu yaklaşık 30 ülkeden 785 firma stand alarak katıldı. Yaklaşık 40 metrekarelik profesyonelce hazırlanmış İstanbul standı hem görsel açıdan hemde kullanım açısından büyük ilgi gördü. TUROB Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Zelzele tarafından sağlanan Türk-Yunan bayraklı rozetler katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Stand içerisinde yer alan plazma televizyonlarda “İstanbul Tanıtım Filmi”, “Formula 1 Tanıtım Filmi” ve “THY Tanıtım Filmi” dönüşümlü olarak gösterildi. Fuarın ilk günü kalabalık bir heyet ile standımızı ziyeret eden Yunanistan Turizm Bakanı Fanny Palli-Petralia standımızı çok beğendiğini, hepsinden önemlisi burada yer alarak iki ülke ilişkilerine yapılan katkılardan duyduğu memnuniyeti aktararak Standımızda kendisinin daha önce bilmediği İstanbul’un eski isimlerinin yazılmasını ilginç ve yaratıcı bulduğunu dile getirerek yazıların önünde hatıra fotoğrafı çektirdi.

Fuarın ikinci günü fuar alanında Kültür ve Turizm Bakanlığı (Varşova Tanıtma Müşavirliği)’nın katkı ve desteği, TUROB’un organizasyonu ile yapılan resepsiyona başta Varşova Kültür ve Tanıtma Müşaviri Onur GÖZET, TUROB Başkan Yardımcısı Osman ÖZTÜRK, TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyeleri Serhad USLAN ve Ertuğrul KARAOĞLU, Selanik Valisi Panagiotis PSOMIADIS, Selanik Belediye Başkanı Vasilios PAPAGEORGOPOULOS, Yunanistan Seyahat Acentaları Birliği (HATTA) Başkanı Yiannis EVANGELOU ile Seyahat Acentası Temsilcileri, sektör üyeleri ve basın mensuplarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 350 kişi katıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Varşova Tanıtma Müşavirliği ve TUROB tarafından respsiyona katılan üst düzey temsilcilere İstanbul ve Türkiye turizmine yaptıkları katkılardan dolayı birer teşekkür plaketi ve çeşitli hediyeler verildi. Resepsiyon sırasında Yunanistan’dan ülkemize en çok turist getiren 25 seyahat acentasına birer teşekkür plaketi verilmesi büyük memnuniyet ile karşılandı. Bu acenta ve tur operatörleri;(a…z)

- Athos Hellas Travel - Rodopi Tours
- Diesel Travel - Signature Travel
- Four Ways - Silver Star Holidays
- Giotis Travel - Sismanidis Travel
- Intraco Travel - Sotiriou Travel
- Kanidis Travel - Thraki Travel
- Kavala Tours - Tonias Travel
- Kikon Tours - Valeria Travel
- Konstantinidis Travel - Velonis Travel
- Leon Travel - Vergina Travel
- Papadopoulos - Voya Travel
- Pirilidis Travel - Zorpidis Travel
- Robin Travel -

Fuarın dördüncü günü yine fuar alanında büyük ilgi ve katılım ile yapılan çekilişte15 çift TUROB’un desteği ile her çift bir otelde 1 oda / 2 Gün / BB olmak üzere Akgün İstanbul, Antik, Armada, BW Eresin Taxim, Golden Age 1, İstanbul Dedeman, İstanbul Conti, İstanbul Royal, Kumburgaz Marin Princess, Özmen, İstanbul Richmond, İstanbul Sürmeli, The Madison, The Marmara İstanbul ve Yenişehir Palas Hotel’de konaklama kazandı. Çekilişlerin en ilgi gören bölümü ise Motorsporları Organizasyon A.Ş (MSO) tarafından sağlanan ve bu yıl ülkemizde yapılacak Formula 1 yarışları için verilen 5 adet biletin çekilişi sırasında yaşandı. Katılımcılarla yapılan görüşmelerde Formula 1 yarışlarına mutlaka izleyici olarak katılmak istedikleri ancak tanıtımlara daha fazla önem verilmesi ile seyirci sayısının arttırılabileceği görüşü çoğunlukla dile getirilmiştir. Çekilişe olan yoğun ilgi 14 nolu pavyonu tamamen, 15 nolu pavyonu ise kısmen doldurdu. Dolayısı ile bu yoğun ilgide kazançlı çıkan yine İstanbul ve Türkiye standı oldu.

Selanik aynı zamanda Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu şehir. Bu yıl Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 125. yılı kutlamaları kapsamında; başta Kültür ve Turizm Bakanlığı Varşova Tanıtma Müşaviri Onur Gözet, TUROB Başkan Yardımcısı Osman Öztürk, TUROB Yönetim Kurulu Üyesi Eşref Yıldırım, TUROB Başkanlarından Hüseyin Şahin ile TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Serhad Uslan olmak üzere fuara ülkemizden katılan turizmciler Birliğimiz organizasyonu ile Atatürk’ün doğduğu evde bir anma töreni düzenlendi. Tören sırasında T.C.Selanik Başkonsolosluğu yetkilileri katılımcılara Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu ev hakkında ayrıntılı bilgiler aktardılar.

Birliğimiz çalışmaları kapsamında özellikle komşu ülkelerde tanıtım faaliyetleri arttırılmıştır. Zaten Dünya Turizm Örgütü (WTO) raporlarına göre önümüzdeki on yıl turizm özellikle komşular arasında büyük gelişme gösterecektir. Bu raporların en iyi göstergelerinden biri sürekli artış gösteren Yunanistan pazarıdır.

SONUÇ: Özellikle fuarın ikinci günü yapılan resepsiyon ile fuarın dördüncü günü yapılan çekilişe gösterilen büyük ilgi ve katılım fuara katılan üyelerimizi sevindirdi. Bu organizasyonlar ile standımızı ziyaret etmesini hedeflediğimiz özellikle seyahat acentası ve tur operatörlerinin sahip veya genel müdür seviyesinde katılımları hedeflerimiz açısından son derece faydalı olmuştur. Kültür ve Turizm Bakanlığı Varşova Tanıtma Müşavirliğinin fuardaki organizasyonu başından sonuna kadar sahiplenmesi ve heyecanı turizmcilere büyük sevinç yaşattı.

Yunanistan pazarında Türkiye’nin; 2007 yılının 2006 yılına göre daha iyi geçeceği yönünde seyahat acentası ve tur operatörlerinin gözlemleri memnuniyetle karşılanmıştır.

Yıllardır gerek İstanbul Büyükşehir Belediyesine gerekse İstanbul Ticaret Odasına yüzlerce dosya hazırlanıp verildi. Bu dosyalarda turizmin 38 ayrı sektöre katmadeğer sağladığı, İstanbul’un tanıtımının sadece TUROB tarafından yapılmasının mümkün olamayacağı, TUROB’un da elini çekmesi halinde fuarlarda İstanbul standlarının boş kalacağı aktarıldı. İstanbul ve Ülkemizin tanıtımının otellerin üzerine yüklenmesi yerine yerel yönetimler ile bütün sivil toplum kuruluşlarınca önemsenmesi ve desteklenmesi gerekmektedir.

www.turob.org.tr E. BLACKSEA

Charter İstatistikleri

Charter (Tarifesiz uçak ), güzergahı ve zamanı belli olmayan talebe göre güzergah ve zamanı belirlenen uçak seferleridir.Ülkemize gelen yabancıların yaklaşık yarısı tur operatörleri tarafından programlanan paket tur ile gelmektedir. Paket tur organizasyonunda ulaşım genellikle charter uçakları ile gerçekleştirilmektedir.

Bu nedenle tarifesiz uçaklar konusundaki istatistiki bilgiler önem kazanmaktadır. Ülkemizde hava alanlarına iniş-kalkış yapan tarifesiz uçaklara ilişkin bilgiler 1977 yılından itibaren bakanlığımızca devlet hava meydanları işletmesinden temin edilerek değerlendirilmekte olup, 1985 yılından bu yana yeni seriye geçilmiş bulunmaktadır. Sözkonusu bilgiler “tarifesiz uçaklar (charter) bülteni” adı ile her yıl periyodik olarak yayınlanmaktadır.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca yayımlanan cahrter istatistikleri sektörce ihtiyaç duyulan bilgilerin bir bölümünü içermesi nedeni ile geçmiş yıllarda sıkça kullanılan bir kaynak oluşturmuştur. Tarifesiz uçaklar ve taşıdıkları yolcu sayıları konusunda aylar itibariyle uçağın bağlı olduğu şirketin milliyeti ve hava limanı ayrımında bilgi içeren bu bülten yararlı olması temennisi ile kullanıcılara sunulmaktadır.

AÇIKLAMALAR

Kültür ve Turizm Bakanlığı, ülkemiz hava limanlarına iniş-kalkış yapan tarifesiz uçaklara ilişkin verileri Devlet Hava Meydanları İşletmesinden temin ederek, 1977 yılından itibaren, her yıl Charter İstatistiklerini hazırlamaktadır.Tarifesiz uçaklara servis veren hava limanlarımız :

1- Adana(İncirlik)
2- Ankara(Esenboğa)
3- Antalya(Merkez)
4- İstanbul(Atatürk Hava Limanı)
5- İzmir(Adnan Menderes)
6- Muğla(Dalaman)
7- Muğla(Milas)
8- Trabzon(Merkez)
9- Tekirdağ(Çorlu)
10- Isparta(Süleyman Demirel)
11- Samsun(Merkez)
12- Gaziantep(Merkez)
13- Kayseri(Merkez)
14- Nevşehir(Kapadokya)
15- Adana(Şakirpaşa)
16- Samsun(Çarşamba)
17- Van(Merkez)
18- Erzurum(Merkez)
19- Çanakkale(Merkez)
20- Kars(Merkez)
21- Denizli( Çardak)
22- Konya(Merkez)
23- Bursa(Yenişehir)
24- Diyarbakır(Merkez)
hava limanıdır.

Havalimanlarımızdan Adana(İncirlik) askeri hava limanı olduğundan, Samsun(Merkez) hava limanı da kapalı olduğundan; elimizdeki bültende bu iki limana ilişkin veri bulunmamaktadır.

YÖNTEM

Ülkemiz havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak sayısı, gelen ve giden yolcu sayısı bazında veriler Devlet Hava Meydanları İşletmesi tarafından aylar itibariyle periyodik olarak Bakanlığımız, Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü, Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığına iletilmektedir. Sybase veri tabanına göre bilgisayara yüklenen bilgiler her yılın sonunda, Tarifesiz Uçaklar (Charter) İstatistikleri bülteni şeklinde yayınlanır ve kullanıcıların hizmetine sunulur.

Ülkemize gelen yabancıların yaklaşık dörtte üçü havayolu ulaşımını tercih etmektedir. Bu nedenle Türkiye Turizmi açısından, havayolu ulaşımı öncelikli önemi haizdir. Turizm endüstrisinde çok önemli yeri olan havayolu ulaşımı arz kapasitesi ile buna yönelik talebin belirlenmesi için hazırlanan Charter İstatistiklerinin kullanıcılara yararlı olacağına inanılmaktadır.

Yukarıdaki bilgiler ışığında ülkemizdeki havalimanları açısından en fazla Antalya havalimanının, daha sonra İstanbul, Dalaman ve Milas havalimanının charter uçuşlar açısından önemli olduğu görülmektedir. Dolayısıyla bu bölgelerdeki havalimanlarının artan yoğunluk nedeniyle ve özellikle turizm sektörü açısından sürekli olarak yenilenmesi, modifiye edilmesi gerekmektedir. Bununla beraber bu bölgelerde ikinci hatta üçüncü bir havalimanı yatırımının yapılmasıda gerekmektedir. Ülkemizde zamanında yapılan ve şu anda sadece hayvan otlağı veya piknik yeri olarak kullanılan havalimanları olduğu düşünüldüğünde gerçekleştirilen yatırımların ne kadar dar bir vizyonla hatta vizyonsuzlukla gerçekleştirildiği ve ülke ekonomisine verdiği zarar göz önüne alındığında insan çok daha fazla üzülmekte gerçekten. Buda gerçekten gerek kamuda gerekse özel sektör açısından turizm sektörüyle ilgilenen ve bu sektörü yöneten kişilerin büyük çoğunluğunun gerçekten turizm işletmeciliği eğitimini akademik olarak alan turizmciler dışında olmasından kaynaklanmaktadır.Ne yazıkki bu mesleğin gerçekten bir meslek olarak tanımlanmaması nedeniyle HERKESİN BU İŞİ YAPMASI ve standartların geliştirilmemesi temel nedendir. Turizm eğitimi ve mesleğiyle ilgili gerekli açıklamalarımı çok yakında yapacağım.

Kaynak: Turizm Bakanlığı

Erdinç KARADENİZ

Turizm Yatırımları Artmalı mı?

Birbirinden farklı ve güzel bir çok çekicilikleri bulunan ülkemiz açısından yurt dışında karşılaştırmalı üstünlüğümüzün bulunduğu tek sektör turizm sektörüdür. Bu bağlamda ülkemizde bu sektörle ilgili gerek akademisyen gerekse uygulamacılar turizm sektörünün gelişmesi yönünde bir çok önerilerde bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi Türkiye’deki yatak arzının yetersiz olduğu ve bu nedenle yatak arzının arttırılması gerektiği yönündedir. Ancak hiç kimse ülkemizdeki yatak arzının değilde, gelen turistlerin kalitesini arttırma yönünde bir öneri de bulunmamaktadır. Sanki yatak sayısı artırılırsa turizm sektörü hızlı bir şekilde gelişecekmiş gibi bu öneri resmi kurumlarca da özel sektördeki kişilercede vurgulanmakta. Ancak Türkiye’ye gelen müşteri profilini geliştirmedikçe, turizm çeşitlilikleri konusunda ülkemizin potansiyelini geliştirmedikçe, daha etkin bir satış ve pazarlama faaliyeti sürdürmedikçe birinci sınıf tesislerimize 3. veya 4. sınıf turistler gelmeye devam edecek ve bu işletmelerimiz olması gerekenden daha ucuz şekilde satılmaya devam edecektir.

Erdinç KARADENİZ

Sonraki yazılar »