CARİ AÇIK
Ocak 31, 2008 2:05 pm (Ekonomi)
Bir ülkenin dış dünya ile ekonomik ilişkileri ödemeler dengesi adı verilen bir bilançoda izlenir. Bu bilanço ülkenin dış dünyadan kazandığı döviz gelirlerini ve dış dünyada yaptığı döviz giderlerini bir denge yaklaşımı ile sergileyerek söz konusu dönem içinde ne kadar döviz açığı yada döviz fazlası verdiğini ve eğer varsa bu açığı nasıl finanse ettiğini ortaya koyar.
Ödemeler bilançosu dört bölümden oluşur. Bunlar:
· Cari işlemler hesabı
· Sermaye hesabı
· Rezerv hesabı
· Net hata noksan hesabı’dır
Cari işlemler hesabı da kendi içinde dört alt dengeden oluşur:
- Mal dengesi: Bir ülkenin yurtdışına sattığı mallardan elde ettiği döviz gelirleri ile
yurtdışından aldığı mallara ödediği döviz giderleri arasındaki farkı gösterir.
- Hizmetler dengesi: Bir ülkenin yurtdışına sağladığı nakliye, sigorta, turizm vb. gibi hizmetlerden elde ettiği döviz gelirleri ile yurtdışından aldığı benzeri hizmetlere karşılık ödediği döviz giderleri arasındaki farkı gösterir
- Yatırım gelirleri dengesi: Bir ülkenin yurtdışında yaptığı doğrudan sermaye yatırımları karşılığında elde ettiği kârlar, portföy yatırımları karşılığında elde ettiği faizler vb. ile yabancıların o ülkede yaptığı benzer yatırımlar karşılığında elde ettiği kâr ve faiz biçimindeki döviz gelirleri arasındaki farkı gösterir
- Cari transferler dengesi: Yurtdışındaki işçilerden sağlanan döviz girdilerini gösterir.
O halde cari dengeyi şöylece formüle edebiliriz: Cari denge = Mal Dengesi + Hizmetler Dengesi + Yatırım Gelirleri Dengesi + Cari Transferler.
Bu toplamın sonucu artı ise cari denge fazlası, eksi ise cari denge açık vermiş olur. Daha anlaşılır bir deyişle cari açık; mal ve hizmet ihracatının, mal ve hizmet ithalatından daha düşük olması anlamına gelir. Aynı şekilde ithalatın ihracattan büyük olması dış ticaret açığı anlamına gelmektedir.
Açıkça anlaşıldığı gibi cari açık döviz sorunu demektir. Bir ülkede döviz gelir ve giderlerinin izlenildiği hesaba cari işlemler hesabı diyoruz. Cari dengenin finansmanını sağlayan hesap, sermaye hesabıdır. Cari denge açık verdiği zaman, sermaye hesabı bunu dengelemek için fazla verecektir. Eğer cari denge fazla veriyorsa sermaye hesabının bu durumda açık vermesi gerekecektir.
Cari açığı yada döviz açığını kapatmak için, dışarıdan döviz girişi yapmamız gerekir, aksi taktirde ülke döviz krizine girecektir. Döviz ülkeye; kısa, orta veya uzun vadeli kredilerle, yabancı sermaye yatırımı ile ve borsa, bono ve tahvile yatırım olarak gelir.
Farklı bir yaklaşımla cari açığın önlenmesi için, Merkez bankası’nın döviz piyasasına müdahale ederek, piyasadan döviz satın alarak kuru yukarıya çekerek, ithal malın pahalılaşmasına, ihraç malının da yabancılar için ucuzlaması neden olacaktır. Böylece ihracat aratacak döviz girişi sağlanacaktır. Ayrıca cari açığı önlemek için tasarruflarımızı arttırmalı yada büyümeden feragat edip yatırımlarımızı kısmalıyız. Tasarruf artışının gerçekleşmesi içinde, faizlerin yükseltilmesi gerekir. Bu önerilerden başka ulusal paranın değerlenmesine engel olunmalıdır. Bu önlemleri zamanında alınmazsa cari açık devamlı artış eğilimde olacaktır.
Türkiye’nin cari açığı, Eylül ayında geçen yılın aynı ayıyla karşılaştırıldığında yüzde 18,2 oranında artarak 1 milyar 562 milyon dolardan 1milyar 846 milyon dolara çıktı.Merkez Bankası bu yılın Eylül ayına ilişkin ödemeler dengesi gelişmelerini yayımladı.Buna göre, Eylül ayı cari işlemler hesabı alt kalemler itibariyle incelendiğinde, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11 oranında artarak 3 milyar 684 milyon dolara, hizmetler dengesindeki fazla yüzde 11,7 oranında büyüyerek 2 milyar 559 milyon dolara, gelir dengesindeki açık yüzde 29,2 artarak 884 milyon dolara ve cari transferlerden kaynaklanan girişler yüzde 7,9 yükselerek 163 milyon dolara çıktı.Bunun sonucunda 2007 yılının Ocak-Eylül döneminde cari açık, geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında yüzde 6,2 oranında artarak 24 milyar 522 milyon dolardan 26 milyar 54 milyon dolara yükseldi.Türkiye’nin 2007 yılının dokuz aylık döneminde turizm gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,5 artarak 14 milyar 622 milyon dolara, turizm giderleri yüzde 11,7 artarak 2 milyar 384 milyon dolara yükseldi.Bunun sonucunda söz konusu dönemde net turizm gelirleri yüzde 5,5 oranında artışla 12 milyar 238 milyon dolar olarak gerçekleşti.Doğrudan yatırım kalemleri altında Türkiye’deki yabancı sermayeli şirketlerin yurt dışında ki ortaklarından kullandırdıkları kredileri ve yurt dışında yerleşik kişilerin Türkiye’de gerçekleştirdikleri gayrimenkul alımlarını da içeren yurt dışında yerleşik kişilerin yurt içinde yaptıkları net yatırımlar 13 milyar 127 milyon dolardan15 milyar 334 milyon dolara çıktı.
Özetle, Türkiye, cari açıklarını sürdürülebilir kılmak, büyümesini istikrarlı hale getirmek istiyorsa cari açıkların büyüklüğünden çok, sıcak parayı cezbeden, Türk lirasını aşırı değerli hale getiren faiz oranlarının yüksekliği konusuna odaklanmalıdır.
