TURİZM İŞLETMECİLİĞİ VE OTELCİLİK YÜKSEKOKULLARININ FAKÜLTELERE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ

 

GİRİŞ

 

İkinci Dünya Savası’nın ardından gelir düzeyine paralel olarak artan bos zaman, göreceli barış ortamı ve ulaşımdaki teknolojik gelişmeler; turizmi küresel bir endüstri haline getirmiştir. Dünya çapında hızla büyüyen bir endüstri olması ve ülkelere yaptığı ekonomik ve sosyal etkiler, turizme olan yatırımları ve dikkatleri arttırmış ve turizm, üniversitelerde eğitimi verilen akademik bir dal/disiplin olmuştur. Özellikle son otuz yılda; turizmin ekonomik, sosyal, politik, kültürel ve çevresel etkilerinin küresel yankıları akademik çevrelerce (coğrafya, sosyoloji, ekonomi, isletme ve kamu yönetimi gibi) farklı disiplinler içinde incelenmiş ve turizm “çok disiplinli” bir fenomen olarak kabul edilmiştir (Veal, 1992).

 

Turizm olayı, bir yandan dünyada hızla gelişen bir endüstri halini alırken, diğer yandan bilimsel açıdan incelenen ve yüksek öğretime kadar her seviyede eğitimi verilen bir konu olmuştur. Turizm bir endüstri olarak ele alındığında turistlerin yerel toplumla ve endüstriyle ilişkileri soyut tecrübeye dayansa da, bu arz talep ilişkisinin sonuçları somuttur (turizmin ekonomik, çevresel etki ve sonuçları gibi). Dolayısıyla turizmoloji/turizm bilim denince; ilerleyen zaman içinde her destinasyona ve o destinasyondaki sosyal, politik, ekonomik, coğrafi, çevresel ve gerek özel gerekse kamusal idari şartlara göre değişen, turizm endüstrisi ile ilgili doğrudan ve dolaylı ilişkileri, oluşumları ve süreçleri inceleyen çok disiplinli bir bilim dalı akla gelmektedir. “Turizmoloji; turizm endüstrisinin bir işletmesinde para harcayan ve en geniş manasıyla ‘turist’ olarak anılan kişilerin gerçekleştirdiği gezi ve yolculukları inceleyen disiplinler arası sosyal bir bilim dalıdır (Hoerner, 2003, s. 12).

 

Turizmin küresel gelişimi ve uluslararası ilişkiler ile kültürel alışverişlerin bütünleşme süreçlerinde artan rolüne bağlı olarak ortaya çıkan bir sorun; bilimsel bilginin ve disiplinler arası araştırmaların nesnesi olan modern turizmin bilimsel açıdan gelişiminin devam ettirilebilmesi için bilim insanlarının soruna daha geniş açıdan bakabilmelerine yönelik gereksinimdir (Pykharev, 2006).

 

Türkiye’de lisans düzeyinde örgütlenen turizm eğitiminde turizm mesleğine yönelik uzmanlar yetiştirme çabasıyla açılan Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarının, günümüzde turizm olgusunun ortaya çıkardığı oluşum ve süreçleri inceleyebilecek, turizm bilimi konusunda yetkin bilim insanlarının yetiştirilmesi ve bilimin evrensel yöntemlerini kullanarak bilgi üretmeye yönelik çalışmalar yapabilecek bir akademik yapılanmaya ihtiyaçları bulunmaktadır. Bu çerçevede, bu raporda, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarının fakültelere dönüştürülmelerinin gerekçeleri sunulmaktadır.

 

 

MEVCUT DURUM

 

            Bugün, Türkiye’de 43 kurumda lisans düzeyinde turizm eğitimi verilmektedir. Bunlardan 15 tanesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri ve 6 tanesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu bünyesindedir. Kalan 22 tanesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu olarak faaliyet göstermektedir. 22 Yüksekokuldan 17 tanesi faal durumda olup, eğitim-öğretim faaliyetlerine devam etmektedir.

 

Tablo 1, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarının kuruluş kanunları ve ilgili Yüksekokullardaki öğretim elemanı sayılarını göstermektedir. Buna göre, söz konusu yüksekokulların öğretim elemanı kadrosundaki Profesörlerin ve Doçentlerin oranı eşit olup;  bu oran %8’dir. Yardımcı doçentlerin oranı %32’dir. Öğretim yardımcılarının oranı ise %52’dir.

 

Tablo 2, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarındaki lisansüstü eğitim-öğretime ilişkin bilgileri göstermektedir. Tablodan söz konusu okulların 9 tanesinde yüksek lisans ve 3 tanesinde de doktora programı olduğu anlaşılmaktadır. Yüksek lisans programlarında kayıtlı öğrenci sayısı 119 olup; bugüne kadar 210 mezun verilmiştir. Doktora programlarına devam eden öğrenci sayısı 46 olup, 37 mezun verilmiştir.

 

Tablo 3, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarındaki lisans programlarına ilişkin bilgiler yer almaktadır.  Söz konusu bu okullarda lise birincisi kontenjanları ile birlikte 2578 kontenjanın olduğu anlaşılmaktadır. Mevcut lisans öğrenci sayısı 10319 olup; günümüze kadar 15229 mezun verilmiştir.

 

FAKÜLTEYE DÖNÜŞMENİN GEREKÇELERİ

 

Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarının fakültelere dönüştürülmesinin gerekçeleri aşağıda özetlenmektedir:

 

  • Turizm, Türkiye ekonomisi açısından vazgeçilmez bir sektördür ve nitelikli eleman ihtiyacı, hizmet sektörünün gelişimiyle birlikte gittikçe artmaktadır. Turizm eğitimi ile ilgili kurumlardan mezun olan öğrenciler, başta konaklama, seyahat, yiyecek-içecek olmak üzere hizmet sektörünün birçok alanında iş imkanı bulabilmektedir. Dolayısıyla alan olarak turizmin popülaritesi ve öğrenci talebi hızla artmaktadır. Önümüzdeki yıllarda kontenjan probleminin yaşanmayacağı bir gerçektir.

 

  • 4 yılık Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulları ile 2 yıllık Meslek Yüksekokullarının kamuoyu nezdindeki statüsü ve imajı konularında kavram kargaşası yaşanmaktadır. Bu nedenden dolayı, turizmde lisans eğitimi alan öğrenciler, kamu ve özel sektörde birçok zorluklar yaşamaktadırlar. Bazı eğitim kurumlarının Turizm Fakültesine dönüştürülmesi, diğerlerinin Yüksekokul olarak kalması, bu karmaşayı artıracaktır. Dolayısıyla, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarının fakültelere dönüştürülmesiyle bu kargaşa giderilmiş olacaktır.

 

  • Ülkemizde lisans düzeyinde turizm eğitimi 30 yılı aşkın süredir verilmektedir. Bu sürede turizm eğitimi ile ilgili çok sayıda bölüm açılmıştır. Günümüzde bölüm adları ve programları açısından da bir karışıklık yaşanmaktadır. Fakülteleşme, bölüm adlarının standartlaştırılmasını ve eğitimin niteliğinin yükseltilmesini sağlayacaktır. Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulları fakültelere dönüştürüldüğünde, bölümleşmeler daha net ve sağlıklı olacaktır. Bölümleşme ise,  akademisyenlerin çalışmalarında belirli konulara ağırlık vermesine ve turizm biliminin daha sağlıklı gelişmesine yol açacaktır.

 

 

  • Fakülteleşme sağlanamadığı için lisansüstü eğitim ve öğretim üyesi ihtiyacının giderilmesi sorunu çözülememektedir. Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu sayılarının hızla artması ile birlikte öğretim elemanı ihtiyacı da buna paralel olarak artmaktadır. Günümüzde bu durum kronik bir sorun haline gelmiştir.

 

  •  Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarında lisans eğitiminin yanı sıra, yüksek lisans ve doktora eğitimi de verilmektedir. Halen 6 yüksek öğretim biriminde turizm alanında doktora programı bulunmaktadır. Mevcut programlar artmakta olan öğretim üyesi ihtiyacını gidermekten uzaktır. Fakülteleşme, bu sorunun hızlı bir şekilde çözülmesini sağlayacaktır.

 

 

  • Turizm alanında doçentliğin 2000 yılında kaldırılmış olması, lisansüstü eğitim alan öğrencileri turizm dışındaki alanlara yönlendirmekte ve bu da öğretim üyesi ihtiyacını artırmaktadır. 

 

  • Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarının Fakültelere dönüştürülmesi, söz konusu kurumların üniversitelerin üst kurullarında daha iyi temsil edilmelerini sağlayabilecektir.

 

 

SONUÇ

 

Yukarda verilen bilgiler ışığında, eğitim öğretim faaliyetlerini sürdüren mevcut Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarının “Turizm Fakülteleri”ne dönüştürülmesi hususunu saygılarımızla arz ederiz.

 

 

 

 

 

1 Yorum

  1. demirogluc demiş ki,

    Şubat 26, 2009 7:43 am

    yazar kim acaba?