2009 Yılı Vergileri Ümüğümüzü Sıkacak mı?

Global finansal krize ülkemizdeki reel kesimi ayakta tutabilmek için bir çok iktisatçı ve evrgi uzmanının görüş birliğinde olmasına rağmen Maliye Bakanlığı 2009 yılında tahsil etmeyi düşündüğü vergi tutarlarını azaltmak yerine arttırma çabası içersinde. Çünkü vergi indirimi yerine kişi ve kurumların vergi yükleri artacağa benzemekte. Ancak bu gidişle krizinde etkisiyle sadece  vergi toplayabildikleri memur, işçi ve küçük esnafı da bulamayacaklarını düşünmekteyim. Aşağıda 2009 yılı için belirlenen vergi tutarları verilmektedir. Okuyun ve tırnaklarınızı ısırınnn

EMLAK VERGİSİNE TABİ DEĞERLERDE YÜZDE 6 ARTIŞ

EMükelleflerin 2009 yılına ait bina, arsa ve arazi emlak vergisi değerleri, mevcut değerlerin yüzde 6 oranında artırılması suretiyle bulunacak tutarlar olacak.
Maliye Bakanlığı’nın 54 seri numaralı Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği Resmi Gazete’de yayımlandı. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince en son 2005 yılında belirlenen takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde metrekare birim değer tespiti 2009 için yenilendi. Mükelleflerin 2009 yılına ait bina, arsa ve arazi vergi değerleri; 2008 yılı vergi değerlerinin, 2008 yılına ilişkin tespit edilen yüzde 12 yeniden değerleme oranının yarısı olan yüzde 6 nispetinde artırılması suretiyle bulunacak tutarlar olacak.

CEP TELEFONLARI ABONELİĞİNE VERGİ ARTTI

Mobil telefon aboneliği ilk kez yapıldığında alınan özel iletişim vergisi maktu tutarı 1 Ocak 2009’dan itibaren uygulanmak üzere 27,80 YTL’den 31,10 YTL’ye çıkarıldı.
Maliye Bakanlığı’nın 4 seri nolu Özel İletişim Vergisi Genel Tebliği Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre; mobil telefon aboneliğinin ilk tesisinde (operatör değişiklikleri hariç) maktu olarak alınması hükme bağlanan vergi tutarı (20 milyon lira), 3 Seri No’lu Özel İletişim Vergisi Genel Tebliği ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak 2008 yılı için 27,80 YTL olarak belirlendi.
Yeniden değerleme oranı 2008 yılı için yüzde 12 olarak tespit edildiğinden, söz konusu maktu vergi tutarı 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren 31,10 YTL (Yılbaşı itibariyle TL) olarak uygulanacak.

KDV İADELERİNDE YENİ DÜZENLEME
İndirimli orana tabi işlemlerden doğan Katma Değer Vergisi (KDV) iade taleplerinde, bu işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarının iade yapılamayacak kısmı ile ilgili sınır, yeni yılda yüzde 12 oranında artırılacak. Maliye Bakanlığının Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Tebliğine göre, yeniden değerleme oranı çerçevesinde yapılan düzenleme ile sonrasında 2008 yılında 11 bin 600 YTL olan iade edilemeyecek KDV’deki sınır 2009 yılı için 13 bin TL’ye çıkartıldı.

DEĞERLİ KAĞITLARDA YÜZDE 14,3 ARTIŞ

Değerli kağıt bedelleri, 1 Ocak 2009′dan geçerli olmak üzere yüzde 14,3′e varan oranlarda artırıldı. Buna göre, pasaportlar için bu yıl 81 YTL olan değerli kağıt bedeli, yüzde 11,1′lik artışla 90 TL’ye yükseldi. Bu yıl 35 YTL olan sürücü belgeleri için de 2009′da yüzde 14,3′lük artışla 40 TL bedel ödenecek. Nüfus cüzdanları için ödenecek bedel ise değişmedi. 2009 yılında da nüfus cüzdanı belgesi için 3TL ödenecek.

1 Ocak 2009 tarihinden geçerli olmak üzere değerli kağıt bedelleri şöyle:

-Noter kağıtları
Noter kağıdı 3,00 TL
Beyanname 3,00 TL
Protesto, vekaletname, re’sen senet 6,50 TL

-Pasaportlar 90,00 TL

-Yabancılar için ikamet tezkeresi 90,00 TL

-Nüfus cüzdanları 3,00 TL

-Aile cüzdanları 30,00 TL

-Sürücü belgeleri 40,00 TL

-Sürücü çalışma belgeleri 40,00 TL

-Motorlu araç trafik belgesi 40,00 TL

-Motorlu araç tescil belgesi 30,00 TL

-İş makinesi tescil belgesi 30,00 TL

-Banka çekleri 2,00 TL.”

KONSOLOSLUK İŞLEMLERİNDE YENİ KUR

Muvazzaf ve fahri konsolosluklarımızın 2009 yılında yapacağı işlemlerde uygulayacağı harç miktarlarının hesaplanmasında esasalınacak dolar kuru, 1,55 TL olarak belirlendi. Maliye Bakanlığının Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan Harçlar Kanunu Genel Tebliğine göre, konsolosluklarımızca döviz cinsinden alınmakta olan harç miktarlarının hesaplanmasında esas teşkil edecek emsal sayılar da, noter harçlarını düzenleyen 2 sayılı liste için 5,6, konsolosluk harçlarına ilişkin 5 sayılı liste için 1,45, pasaport, vize, ikamet tezkeresi ve yabancılara çalışma izin belgesi harçlarını düzenleyen 6 sayılı liste için 0,35 olarak uygulanacak. Emsal sayı, gemi ve liman harçlarına ilişkin 7 sayılı liste için de 1,2 şeklinde tespit edildi.

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ

Veraset ve intikal vergisinde yer alan istisna tutarları, 1 Ocak 2009 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranı çerçevesinde yüzde 12 artırıldı. Maliye Bakanlığının Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlanan Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliğine göre, evlatlıklar dahil füruğ ve eşten her birine isabet eden miras hisselerinde halen 96 bin 75 YTL olan istisna miktarı, yeni yılda 107 bin 607 TL olarak uygulanacak. Füruğ (çocuk ve torunlar) bulunmaması halinde eşe isabet eden miras hissesindeki 192 bin 265 YTL’lik istisna da 215 bin 336 TL’ye çıkacak. İvazsız (karşılıksız) suretle meydana gelen intikaller ile para ve mal üzerine düzenlenen yarışma ve çekilişlerde kazanılan ikramiyelerdeki istisna da 2 bin 216 YTL’den 2 bin 481 TL’ye yükselecek.

DAMGA VERGİSİ YÜZDE 12 ARTACAK
Damga Vergisi tutarları 1 Ocak 2009′dan geçerli olmak üzere yüzde 12 artırıldı. Maliye Bakanlığının Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı. Buna göre maktu vergilere, yeni yılda yeniden değerleme oranı olan yüzde 12 zam uygulanacak. Her bir kağıttan alınacak damga vergisine ilişkin üst sınır, 1 Ocak 2009′dan itibaren 1 milyon 136 bin 904,10 TL olacak.

Yeni düzenlemeyle damga vergisine tabi bazı kağıtlarda oranlar ve yeni
tutarlar şöyle:

AKİTLERLE İLGİLİ KAĞITLAR -Belli parayı ihtiva eden kağıtlar:
Mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknameler (binde 7,5)
Kira mukavelenameleri: (binde 1,5)
Kefalet, teminat ve rehin senetleri (binde 7,5)
-Belli parayı ihtiva etmeyen kağıtlar:
Tahkimnameler 25,40 TL
Sulhnameler 25,40 TL
Turizm işl. kontenjan sözleşmeleri 142,00 TL

TİCARİ İŞLEMLERDE KULLANILAN KAĞITLAR
-Ticari ve mütedavil senetler
-Emtia senetleri:
Makbuz senedi 9,00 TL
Rehin senedi 5,40 TL
İyda senedi 1,10 TL
Taşıma senedi 0,50 TL
-Konşimentolar 5,40 TL
-İpotekli borç senedi, irat senedi (binde 7,5)

MAKBUZLAR VE DİĞER KAĞITLAR
-Makbuzlar:
-Resmi daireler tarafından yapılan mal ve
hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (binde 7,5)
-Maaş, ücret, gündelik, aidat, ikramiye,
harcırah v.s hizmet karşılığı alınan paralar
için verilen makbuzlar ile nakli ve tediyeyi
temin eden kağıtlar (binde 6)
-Vergi beyannameleri:
Yıllık gelir vergisi beyannameleri 25,40 TL
-Kurumlar vergisi beyannameleri 33,90 TL
-KDV beyannameleri 16,90 TL
-Muhtasar beyannameleri 16,90 TL
-Diğer vergi beyannameleri 16,90 TL

E. BLACKSEA

TURİZM İŞLETMECİLİĞİ VE OTELCİLİK YÜKSEKOKULLARININ FAKÜLTELERE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ

 

GİRİŞ

 

İkinci Dünya Savası’nın ardından gelir düzeyine paralel olarak artan bos zaman, göreceli barış ortamı ve ulaşımdaki teknolojik gelişmeler; turizmi küresel bir endüstri haline getirmiştir. Dünya çapında hızla büyüyen bir endüstri olması ve ülkelere yaptığı ekonomik ve sosyal etkiler, turizme olan yatırımları ve dikkatleri arttırmış ve turizm, üniversitelerde eğitimi verilen akademik bir dal/disiplin olmuştur. Özellikle son otuz yılda; turizmin ekonomik, sosyal, politik, kültürel ve çevresel etkilerinin küresel yankıları akademik çevrelerce (coğrafya, sosyoloji, ekonomi, isletme ve kamu yönetimi gibi) farklı disiplinler içinde incelenmiş ve turizm “çok disiplinli” bir fenomen olarak kabul edilmiştir (Veal, 1992).

 

Turizm olayı, bir yandan dünyada hızla gelişen bir endüstri halini alırken, diğer yandan bilimsel açıdan incelenen ve yüksek öğretime kadar her seviyede eğitimi verilen bir konu olmuştur. Turizm bir endüstri olarak ele alındığında turistlerin yerel toplumla ve endüstriyle ilişkileri soyut tecrübeye dayansa da, bu arz talep ilişkisinin sonuçları somuttur (turizmin ekonomik, çevresel etki ve sonuçları gibi). Dolayısıyla turizmoloji/turizm bilim denince; ilerleyen zaman içinde her destinasyona ve o destinasyondaki sosyal, politik, ekonomik, coğrafi, çevresel ve gerek özel gerekse kamusal idari şartlara göre değişen, turizm endüstrisi ile ilgili doğrudan ve dolaylı ilişkileri, oluşumları ve süreçleri inceleyen çok disiplinli bir bilim dalı akla gelmektedir. “Turizmoloji; turizm endüstrisinin bir işletmesinde para harcayan ve en geniş manasıyla ‘turist’ olarak anılan kişilerin gerçekleştirdiği gezi ve yolculukları inceleyen disiplinler arası sosyal bir bilim dalıdır (Hoerner, 2003, s. 12).

 

Turizmin küresel gelişimi ve uluslararası ilişkiler ile kültürel alışverişlerin bütünleşme süreçlerinde artan rolüne bağlı olarak ortaya çıkan bir sorun; bilimsel bilginin ve disiplinler arası araştırmaların nesnesi olan modern turizmin bilimsel açıdan gelişiminin devam ettirilebilmesi için bilim insanlarının soruna daha geniş açıdan bakabilmelerine yönelik gereksinimdir (Pykharev, 2006).

 

Türkiye’de lisans düzeyinde örgütlenen turizm eğitiminde turizm mesleğine yönelik uzmanlar yetiştirme çabasıyla açılan Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarının, günümüzde turizm olgusunun ortaya çıkardığı oluşum ve süreçleri inceleyebilecek, turizm bilimi konusunda yetkin bilim insanlarının yetiştirilmesi ve bilimin evrensel yöntemlerini kullanarak bilgi üretmeye yönelik çalışmalar yapabilecek bir akademik yapılanmaya ihtiyaçları bulunmaktadır. Bu çerçevede, bu raporda, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarının fakültelere dönüştürülmelerinin gerekçeleri sunulmaktadır.

 

 

MEVCUT DURUM

 

            Bugün, Türkiye’de 43 kurumda lisans düzeyinde turizm eğitimi verilmektedir. Bunlardan 15 tanesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri ve 6 tanesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu bünyesindedir. Kalan 22 tanesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu olarak faaliyet göstermektedir. 22 Yüksekokuldan 17 tanesi faal durumda olup, eğitim-öğretim faaliyetlerine devam etmektedir.

 

Tablo 1, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarının kuruluş kanunları ve ilgili Yüksekokullardaki öğretim elemanı sayılarını göstermektedir. Buna göre, söz konusu yüksekokulların öğretim elemanı kadrosundaki Profesörlerin ve Doçentlerin oranı eşit olup;  bu oran %8’dir. Yardımcı doçentlerin oranı %32’dir. Öğretim yardımcılarının oranı ise %52’dir.

 

Tablo 2, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarındaki lisansüstü eğitim-öğretime ilişkin bilgileri göstermektedir. Tablodan söz konusu okulların 9 tanesinde yüksek lisans ve 3 tanesinde de doktora programı olduğu anlaşılmaktadır. Yüksek lisans programlarında kayıtlı öğrenci sayısı 119 olup; bugüne kadar 210 mezun verilmiştir. Doktora programlarına devam eden öğrenci sayısı 46 olup, 37 mezun verilmiştir.

 

Tablo 3, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarındaki lisans programlarına ilişkin bilgiler yer almaktadır.  Söz konusu bu okullarda lise birincisi kontenjanları ile birlikte 2578 kontenjanın olduğu anlaşılmaktadır. Mevcut lisans öğrenci sayısı 10319 olup; günümüze kadar 15229 mezun verilmiştir.

 

FAKÜLTEYE DÖNÜŞMENİN GEREKÇELERİ

 

Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarının fakültelere dönüştürülmesinin gerekçeleri aşağıda özetlenmektedir:

 

  • Turizm, Türkiye ekonomisi açısından vazgeçilmez bir sektördür ve nitelikli eleman ihtiyacı, hizmet sektörünün gelişimiyle birlikte gittikçe artmaktadır. Turizm eğitimi ile ilgili kurumlardan mezun olan öğrenciler, başta konaklama, seyahat, yiyecek-içecek olmak üzere hizmet sektörünün birçok alanında iş imkanı bulabilmektedir. Dolayısıyla alan olarak turizmin popülaritesi ve öğrenci talebi hızla artmaktadır. Önümüzdeki yıllarda kontenjan probleminin yaşanmayacağı bir gerçektir.

 

  • 4 yılık Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulları ile 2 yıllık Meslek Yüksekokullarının kamuoyu nezdindeki statüsü ve imajı konularında kavram kargaşası yaşanmaktadır. Bu nedenden dolayı, turizmde lisans eğitimi alan öğrenciler, kamu ve özel sektörde birçok zorluklar yaşamaktadırlar. Bazı eğitim kurumlarının Turizm Fakültesine dönüştürülmesi, diğerlerinin Yüksekokul olarak kalması, bu karmaşayı artıracaktır. Dolayısıyla, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarının fakültelere dönüştürülmesiyle bu kargaşa giderilmiş olacaktır.

 

  • Ülkemizde lisans düzeyinde turizm eğitimi 30 yılı aşkın süredir verilmektedir. Bu sürede turizm eğitimi ile ilgili çok sayıda bölüm açılmıştır. Günümüzde bölüm adları ve programları açısından da bir karışıklık yaşanmaktadır. Fakülteleşme, bölüm adlarının standartlaştırılmasını ve eğitimin niteliğinin yükseltilmesini sağlayacaktır. Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulları fakültelere dönüştürüldüğünde, bölümleşmeler daha net ve sağlıklı olacaktır. Bölümleşme ise,  akademisyenlerin çalışmalarında belirli konulara ağırlık vermesine ve turizm biliminin daha sağlıklı gelişmesine yol açacaktır.

 

 

  • Fakülteleşme sağlanamadığı için lisansüstü eğitim ve öğretim üyesi ihtiyacının giderilmesi sorunu çözülememektedir. Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu sayılarının hızla artması ile birlikte öğretim elemanı ihtiyacı da buna paralel olarak artmaktadır. Günümüzde bu durum kronik bir sorun haline gelmiştir.

 

  •  Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarında lisans eğitiminin yanı sıra, yüksek lisans ve doktora eğitimi de verilmektedir. Halen 6 yüksek öğretim biriminde turizm alanında doktora programı bulunmaktadır. Mevcut programlar artmakta olan öğretim üyesi ihtiyacını gidermekten uzaktır. Fakülteleşme, bu sorunun hızlı bir şekilde çözülmesini sağlayacaktır.

 

 

  • Turizm alanında doçentliğin 2000 yılında kaldırılmış olması, lisansüstü eğitim alan öğrencileri turizm dışındaki alanlara yönlendirmekte ve bu da öğretim üyesi ihtiyacını artırmaktadır. 

 

  • Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarının Fakültelere dönüştürülmesi, söz konusu kurumların üniversitelerin üst kurullarında daha iyi temsil edilmelerini sağlayabilecektir.

 

 

SONUÇ

 

Yukarda verilen bilgiler ışığında, eğitim öğretim faaliyetlerini sürdüren mevcut Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokullarının “Turizm Fakülteleri”ne dönüştürülmesi hususunu saygılarımızla arz ederiz.