Yüzünü yüzyıllardır Avrupaya dönmüş bir milletin garip bir yalnızlığınadır bu yazı. Mevcut iktidarların her dönem Anadoluyu yalnız bırakmaları ve hep Avrupa naraları atmaları Anadoluya haksızlık değil mi? Milli mücadele döneminde farkedilen en önemli gerçek yönetimden kopuk Anadolu halkının sadece vergi toplanırken akla gelmesi değilmiydi, ve İstanbuldu her zaman padişahın göz bebeği. Şimdide öyle değilmi, Ankaradan yönetilen bürokrasinin kaymağı İstanbullulara değilmi? Anadolu yanlız, anadolu hep tek. Bir coğrafyanın kaderi her dönem aynımı olur?. Mustafa Kemal Anadolunun yalnızlığını gördüğünde Başkomutanlığı kabul etmeden bir gün oturup bu yalnız bırakılmış halktan nasıl bişeyler isteyeceğini düşünmüştü. Sadece vergi ödemeleriyle gündeme gelen Anadolu Milli Mücadele dönemindede cepheye akıttığı kan ile gündeme geldi. Peki ya şimdi, hala yalnız değilmi, Seçim dönemi yaklaştıkça gündeme tekrar gelmeye başladı. Mevcut iktidarlar bu sorunada çözüm bulmuşlardı zaten, Koskoca bir anadoluya karşılık kalabalık bir İstanbul. Nobel ödülü, Ermeni soykırımı, Kıbrıs meselesi, sıra ne zaman gelecek yalnız Anadoluya…
Ömer İskenderoğlu
fakeangel demiş ki,
Ekim 17, 2006 9:40 am
ulkenin istanbuldan cok daha buyuk oldugunu, istanbulu avrupa olarak saymakla kendilerini kandirdiklarini, bunun yanlis bir politika oldugunu kavradiklari zaman bu haksizlik son bulabilir diye dusunmekteyim..
kulturel, tarihi, cografi zenginliklerimizin kaynaginin anadolu oldugunu, anadolunun bir medeniyetler yuvasi oldugunu anladilari zaman birseyler degisir diye umut etmekteyim..
ha, avrupa birligine girebilmek adina onurumuzu biraz daha ayaklar altina almaktan vazgecip, hello corc guud bay buş masallariyla bizi uyutmayi birakip bunu anlayacaklar mi? kavrayacaklar mi? iste onu hic ama hic bilmiyorum…
bu arada, o degil de.. cidden secim donemi geliyor.. napcaz ki..
Ömer İskenderoğlu demiş ki,
Ekim 17, 2006 8:16 pm
Mevcut iktisarlar yüzlerini dönmeselerde Anadoluya seyredin bakalım tv dizilerini konu hangi bölgelerde yoğun.
Seçimlerde geliyor hakkaten, hangi partiye boş bassak acaba?
fakeangel demiş ki,
Ekim 17, 2006 8:57 pm
bir istanbul masallariyla yeterince uyutulmamis gibi, ici bos dizileri bari anadoluda cekelim, kendilerini daha fazla yalniz ve dislanmis hissetmesinler ninnilerine kanar gordum sizi efendim..
medya ve hukumet arasinda cok gizli bir ittifak oldugundan suphelenmekteyim ben.. cuppeli hocalar fln.. hep onlarin isi gibi..
ornek bile vereyim: biz bi tane radikal dinciyi cikaralim televizyonlara, hem sahte gundemimizi yaratiriz, hem de bakanlar olarak cikar, laik ulkemizi boyle sarlatanlara birakmayacagiz, radikal dincilerle ilgili gerekeni yapacagiz diye aciklamamizi yapariz, secim oncesi belki burdan bir cikis bile yakalariz.. mantigi varmis, ustelik de cok mantikliymis gibi geliyor bana..
paranoyaksin diyenlere ise ben susarim, woody allen cevap verir:
…”just because you’re paranoid, don’t mean they’re not after you”…
e-recep demiş ki,
Kasım 4, 2006 7:40 am
Maalesef mevcut yönetimimizin tavırlarını gitgide AB ve IMF çapaları belirliyor.
Bu çapalar Anadolu halkına şu mesajları veriyor :
1- Yediğinden içitiğinden kısacaksın, Hazine Bono sahiplerine faiz olarak ödenmek üzere bol bol dolaylı vergi ödeyeceksin. Seni yöneten kendi seçtiklerin değişse de bu sistem değişmeyecek.
2- Ucuza çalışmayı, işsizliği kabul edeceksin. Türkiye’yi yavaş yavaş satınalan şirketler karlarını kendi ülkelerine transfer edecek, sen de onların verdiği ile yetineceksin.
3- Gümrük Birliği sayesinde içeri dolan AB ürünleri ülkende serbest satılacak ancak sen AB’de serbest dolaşamayacaksın. Sermaye, mallar ve zengin ülke vatandaşları globalizmin nimetlerinden faydalanırken sen köşende tek ayak üstünde bekleyeceksin.
4- Borç veren süpergüçler, cepheye gidip ölmeni isterse, gidip öleceksin.