TCMB ikinci enflasyon raporunu yayınladı, haberin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz. TCMB başkanı Durmuş Yılmazda artık gözükmeye ve görüş bildirmeye başladı, ilgili görüşlere buradan ulaşabilirsiniz. Bu görüşler ve enflasyon raporu özetlenecek olursa aşağıdaki temel sonuçlara ulaşılacaktır.
1 - Hammadde fiyatlarındaki artış enflasyon değerlemeleri açısından bir risk olmasına rağmen enflasyonda düşüş eğili hakim.
2 - Mevcut cari işlemler açığı kısa vadeli enflasyon ve ekonomik istikrar hedefleri açısından önemli bir risk taşımıyor.
3 - 2006 yılının ilk çeyreğine iişkin satış ve üretim verileri ile, 2005 yılının son çeyreğine ait mevsimsellikten arındırılmış GSYİH rakamları büyümenin istikrarlı olduğunu göstermekte.
4 - Petrol fiyatlarındaki artışın etkisi henüz petrol kullanmayan sektörleri etkilememekte ancak etkileyecek olursa TCMB buna hazır.
Özetlenebilecek en önemli maddeler bunlar. Mevcut raporda sıklıkla; makroekonomik istikrarın mali disiplinle güvence altına alınması ve tutarlı para politikası araçlarının kullanılması ile ekonominin istikrar içerisinde ilerleme devam edeceği belirtilmiş. Ayrıca en önemli risk kalemi olarak petrol fiyatlarındaki artıştan bahsedilmiş. Birde ekonominin küçük şoklara karşı direncinin arttığıda anlatılanlar arasında. Evet anlatılanlar bunlar, çok mutluyum, çünkü bir çok öngörüm bu rapor çerçevesinde istikrarlı sonuçlara sahip.
Akademik çalışmalarda ve raporlarda kullanılan bir üsluptan söz etmek istiyorum, bu bağlamda bir çalışmanın belirli bir köşesinden çok bahsederseniz çalışmanızı belirli yönde speküle edersiniz. Gerçek olmayan şeyler yazarsanız çalışmanızı manipüle edersiniz. Bu sonuçlar içerisinde TCMB nin üslubuda değerlendirildiğinde bir spekülasyon ve manipülasyon bulunmuyor nedenmi? elbette işsizlik oranları TCMB nin sorunu değil, yada TÜİK'in bir çok hesaplama kaleminde yaptığı değişiklik. Herkes kendi bölümüyle ilgileniyor, buda bir çeşit işi olmayan giremez mantığıyla kurumlar arası otonomiyi arttırıyor. Yıllardan beri ilk defa mali disiplinle desteklenen istikrarlı para politikaları kullanılıyor ancak neden hala kurumlar birbirlerine soru sormuyorlar. Neden hala işsizlikle ilgili ne yapabiliriz sorusu gündeme gelmiyor. Hadi vazgeçelim kamu kurumlarından, sanayi odalarındanda şikayetten başka bişey duymuyoruz. Varsa yoksa eleştiri makroekonomik öneri. Sivil toplum örgütleri farklımı? Hayır sivil toplum örgütleride keza aynı. Bağımsız bir platformda özellikle internete dayalı iş olanakları neden yeteri kadar değerlendirilmiyor?. Diyelimki işsizlik çok umurunuzda değil. Aman hocam geç bunları diyorsunuz, peki basit bir senaryo çerçevesinde bazı öngörümlemelerde daha bulunalım.
Daha önceki bol tartışmalı "İşsizlik ve Philips Sorunsalı" başlıklı yazımı okursanız birlikte basit bir tahminde bulunabiliriz. Buna göre gelecekte TCMB tahminleri çerçevesinde enflasyonda düşüş, benim yazım çerçevesindede ile işsizlikte bir artış söz konusu olacak. Ayrıca daha kötüsü petrol fiyatlarındaki değerlemelerde beklenenden sapma söz konusu olacak olursa artan hammadde fiyatlarıyla maliyet düşürme amaçlı işten çıkarmalar olacakki buda hem enflasyon hem işsizlik demek. Yani bilimsel adıyla stagflasyon. Zaten üretimdeki artışın verimlilikten kaynaklandığı belirtilmiş peki bu şartlar altında verimlilik daha nereye kadar arttırılabilecek?. Bazı okurların yahu sen ne yaptın bir petrol fiyatıyla olacak şeymi bu işler gibi sözlerini duyar gibiyim. Ancak lütfen 1970 lerdeki OPEC krizini hatırlayın. Merak edenler buradan ufak bir yazıya ulaşabilirler. Diyelimki ekonomimiz böyle bir krizi atlatabilecek kadar güçlü, ancak bu işin bedelini kimler ödeyecek? Bugüne kadar yaptığınız ekonomik mücadelenin ve kazanımların hepsi bir çırpıda çöpe gidecek.
Klasik yazı sonlarımdan devamla, bugünlerde petrol fiyatları konusu üstüne daha çok eğilinmesi gerektiğini söylüyor, IMKB yatırımcısınada tercihlerinde imalat sanayi firmalarını seçerken dikkatli olunması gerektiğini salık veriyorum. Kısa vadeli faiz oranlarının düştüğü bu günlerde likitte kalmak ve menkul kıymetler borsasının avantajlarını sonuna kadar kullanmak en olumlu tavsiyelerim olacaktır.