Yıllar evvel ekonometri alanında aldığım derslerin birinde heyecanla yerimden fırlayıp, uygun modelleme yapılırsa borsa hatasız tahmin edilebilir diye bir cümle sarfetmiştimki bütün sınıfın şen şakrak kahkahalarını halen duyar gibiyim. Sonra okudukça ve öğrendikçe bu savımın pekde yanlış olmadığını gördüm. Olayın üstünden uzun zaman geçmiştiki Pi isimli bir filmi seyretme şansım oldu. Filmin kahramanı komplex bilgisayar programları ile borsanın tahmin edilebilirliğini araştırıyordu. Film ile ilgili Konumuzunn dışındaki bir çok detayı atlayarak kahramanımızın en sonunda borsayı tahmin eden bir model geliştirdiğini bu modelinde 216 basamaktan oluşan bir sayı olduğunu söyleyebilirim. Film ile ilgili daha fazla bilgi için buraya bakabilirsiniz. Filmi seyrettikten sonra acaba bildiğimiz matematik sisteminde böyle bir hatasız tahmin metodolojisi olup olmadığını araştırmıştım. Vardığım sonuçlar ise oldukça ilginç. İşte bugün hatasız tahmini ve bu çerçevede IMKB'nin tahmin edilebilirliğini tartışacağız.
Tahmin yöntemlerinin hepsi olasılık hesapları çerçevesinde hareket eder. Olasılık hesaplarıda bir dağılım istatistiği seçmek zorundadır. Örneğin ekonominin iyi gitme olasılığı %50 kötü gitme olasılığı %30 nötr kalma olasılığıda %20 olsaydı bu dağılım çerçevesinde yatırım gerçekleştirilebilir ve hiç bir zaman zararlı çıkılmazdı. Ancak tahmin yöntemlerinin içerisinde hep hata vardır ve bu hata, beklenti dışında olaylar gerçekleştikçe istatistiksel önemini arttırır. Şimdi iş olasılık teorisine girmeye başladı, o zaman öyle bir olasılık dağılım istatistiği kuralımki bizim borsamız için anlamlı sonçlar versin. İşte bu noktada borsayı etkileyen tüm faktörlerin değerlendirilmesi gerekmektedir. Tüm faktörler derken, buna diğer ülkelerin bizim borsamız hakkında yapacağı açıklamalar gibi bir çok beklenmeyen faktörüde eklememiz gerekecektir. Daha sonra tüm faktörlerin içinde bulunduğu bir tahmin kalıbına ihtiyacımız var. Bu kalıp her faktördeki değişim yerleştirildiğinde bize anında endeksin hangi seviyeye gideceğini göstermeli. Diyelimki karmaşık bilgisayar programlarıyla bu kalıbıda bulduk. Bu durumda faktörler arası korelasyonlarında dikkate alınması lazım. Daha sonra borsaya kote şirket haberlerininde dolanımda bulunan hisse fiyatında değişiklik yaptığını biliyoruz. Şirket ile ilgili tüm haberleri ve bilgileride elde etmemiz lazım. Fuzzy logic gibi saçaklı bir şekilde ilerleyen sınırsız bir bilgiden bahsetmeye başladık. Rahatlıkla görüyoruzki operasyonun maliyeti çok yüksek ve sistemde hala içine koyamayacağımız değişkenler mevcut.
Sıradan yatırımcı bu tahmin kalıplarını değil, borsanın tamamı veya sadece satın alınacak hisse senetleri üzerindeki etkli faktörleri araştırıyor. Bu durumda bir çok faktör geri plana atılıyor ki, geri plana atılan bu faktörler ister tek tek isterlerse hep bir araya gelip yatırımcıyı zarara uğratıyorlar. İşte bahsetmek istediğim yere geldik, tam bu noktada yatırımcılar eğer borsayı doğru tahmin edebilmişlerse borsanın etkin olmadığından söz edebiliriz. Zira tüm bu değişkenler altında etkin piyasalar kuramı böyle bir tahmin savını desteklemiyor. Eğer borsa tahmin edilemiyorsa piyasalar etkin demek mümkün. Bu noktada sisteme etki eden ve diğer insanlardan daha fazla bilgiye ulaşabilen insanların varlığından hiç bahsetmedim bile.
Şimdi dilerseniz etkin piyasalar hipotezinin anlamına bir bakalım. Fransız iktisatçı Louis Bachelier'in 1900 yılında yazdığı spekülasyon teorisi aslında pekde bilinmeyen bir uygulamayı içermiyordu. Ancak Brownian Motion isimli teorinin fen bilimleri dışında ilk defa kullanılması uygulandığı finans bilimine metodolojik bir yenilik kazandırmıştı. Bu teoriden hareketle etkin piyasalar hipoztezi ortaya çıktı. Günümüze gelindiğinde teori üzerinde çalışan iktisatçı Eugen Fama 'nın çeşitli yayınlarına ulaşabiliriz. Hipoteze göre sermaye piyasaları zayıf, orta veya güçlü etkinlik içerisndedirler. Zayıf formda etkin olan bir sermaye piyasasında ekonmetrik tahmin yöntemleri ve teknik analiz gibi metodlar ile piyasa tahmin edilebilirken bu durum güçlü formda etkinliğe doğru ilerlendiği zaman ortadan kalkmakta ve sermaye piyasası tahmin edilemez bir hal almaktadır. İyi bir sermaye pazarından beklenen en önemli unsur, hisse senedi fiyatlarının tüm ekonomideki bilgileri taşıması ve yatırımcıların gelecekteki hisse fiyatlarını tahmin edememesidir. IMKB ise tahmin edilebilmekte, insider trading, manipulasyon gibi etkinliği ortadan kaldıran baskıların altında kalmaktadır.