Bu aralar arkama yaslanıp derin bir nefes almam nedense biraz zor gözüküyor. Bakıyorumda okuduğum köşe yazarları, yatırımcılar, çeşitli kamu kurumu başkanları, ilgili ilgisiz herkes bu ara döviz konusunu bıraktılar. Özellikle "Büyüyormuyuz Şişiyormuyuz" başlıklı yazımı yayınladığım günün sabahında dış ticaret rakamlarının açıklanması, ilgili yazımın sağlamlığını pekiştirdiği için ayrı bir mutluluk içerisindeyken, bir çok kesimden insan hangi problemi dile getirebiliriz kaygısıyla işsizlik sorunu diyerek beni bu yazımı yazmaya ikna ettiler. Bu yazımda siz değerli okuyucularımla işsizlik sorunu varmı ve bu sorunun ciddiyeti nedir? gibi temel sorulara cevap arayacağız. Bu cevap arama işlemi içerisinde gene bilimi elden bırakmayıp basit istatistiklere bakarak kriz borusu çalmadan sebepleri mevcut durumu ve sonuçlarını değerlendireceğiz. Bu çalışmada ihtiyaç duyduğum verileri TÜİK ve TCMB den toplayarak basit bir analiz gerçekleştirdim. Ancak önce işin teorisine biraz değinmekte fayda var.
Teori : Eminim Britanyalı iktisatçı William Philips 1958 yılında enflasyon ile işsizlik arasındaki ilişkiyi modelleyen bir yapı bulduğunda teori üstünde bu kadar tartışma çıkacağını hiç düşünmemişti. Philips Curve ismiyle anılan bu ilişki temel olarak yüksek enflasyon dönemlerinde işsizliğin düşük olduğunu, düşük enflasyon dönemlerinde işsizliğin yüksek olduğunu savunmaktaydı. Bu eğri üzerine asıl tartışma 1974 yılında başladı. Sebebi hiç kuşkusuz 1973 yılında başlayan OPEC petrol kriziydi. Dünya 1929 dan sonra ikinci bir enflasyon ve işsizlik daha uygun bir terminiloji ile stagflasyon dönemine girmişti.
Eğer bu çalışmamızda Philips Eğrisinin doğruluğunu ve yanlışlığını ispat etmeye kalkacak olursak bize bloglar yetmez. Ancak yaygın görüş birebir olmasada enflasyon ve işsizlik arasında negatif yönlü bir ilişki olduğunu kabul eder. Çalışmamıza bu çerçeveden bakarak değerlendirmelerde bulunacağız. Ancak konunun özünü anlamak isteyen ve Philips eğrisini derinlemesine merak edenler için burayı tavsiye edebilirim. Çalışmada ilk olarak TÜİK'den topladığımız enflasyon (TEFE) verileri ile gene aynı kaynaktan topladığımız işsizlik verilerine ihtiyaç duyuyoruz. yıllık bazda yapacağımız bu çalışma için 2000 - 2005 arası (2005 dahil) 6 yıllık bir dönemi örnekleme dahil ettik. Yıllık bazdaki verilerden faydalanarak analizimize başladık. Öncelikle her iki veri arasındaki korelasyona bakacak olursak -1 e yakın bir sonuç elde ettik. Bu sonuca incelemeden önce birde mevcut ilişkinin grafiksel yapısını inceleyelim.
Grafikteki noktalar ilişkinin tam noktasını gösterirken benim eklediğim eğri fonksiyonel yapısını göstermektedir. Bu ilişki eğer Philips Eğrisi kuramını inceleyecek olursanız birebir, anlatıldığı şekilde ekonomide gözükmektedir. Ayrıca daha anlamlı bakılması açısından işsizlik oranı ekseninin altında üçüncü bir boyut olarak zamanı ekleyebilirsiniz. Bu durumda görmekteyizki enflasyonun düşmesi ile işsizlik arasındaki ilişki zaman içerisinde ilerlemekte. Korelasyonun -1 olması bizi yanıltmasın çünkü bu tür ilişki birebir negatif bir anlam taşımayabilir. Kullanılan enflasyon oranının hatta enflasyon hesaplama yöntemlerinin önemi burada ortaya çıkmaktadır. Ancak gende yüksek oranlı ve negatif yönlü bir ilişkiden bahsedilebilir. Şimdi akılları kurcalayan soru enflasyonu düşürdükçe işsizlik yaşayacaksak enflasyonu nereye kadar düşürelim?. William Philipsin kurduğu bu fonksiyonel ilişkide kendisinin yaptığı son öneri hükümetlerin işsizliği ve enflasyonu dengede tutacağı bir nokta seçmekti. İşte bizim örneğimizde sadece bu nokta konusunda belirsizlik var. Bu noktaya kadar yazdıklarım piyasadaki her uluslararası iktisat kitabından toplayabileceğiniz bilgilerdir. Hatta kitap almadan sadece verdiğim linklerden okuyarak bile konuya hakim olabilirsiniz. Bu bilgiler ışığında inanıyorumki şimdi sonuçları yorumlayabiliriz.
Yorum : Ülkemizde işsizlik sorunu vardır ve enflasyonun düşmesiyle beraber işsizlikte bir artış olmuştur. Bu ekonomik anlamda beklenmeyen bir durum değildir. Bu şartlar altında işsizlik sorunun çözülmesi bir zaman meselesidir. Artan milli gelirin etkisiyle orta vadede faiz dışı yatırımların piyasayı canlandırması ve işsizliğin azalması konusunda olumlu gelişmeler olmasını beklemekteyim. Bu süreç enflasyonu atlattığımız süreç kadar zahmetli olmamakla beraber mevcut iktidar üzerine düşen, bazı sosyal sorumluluklarıda beraberinde getirmektedir. Oluşan her olumsuzlukta kriz borularını çalan bir takım kimselerin bu süreçtede boş durmadığını belirtmiştim. Ancak belirtmek istediğim bir şey daha var. Mevcut iktisat literatürünün üzerinde beklentiler içerisinde eleştiride bulunmak biraz haksız eleştiriye girmektedir. İyi bir ekonomik perhize girmiş bir ülkede hem enflasyonu düşürüp hemde işsizliği azaltmak kısa vadede mümkün gözükmemetedir. Mevcut durumda özellikle faizlerin düşük olmasını ve ihracat rakamlarındaki artışın çok olumlu gelişmeler olduğunu belirtmek istiyorum. Orta vadede düşecek enflasyon oranının işsizlikle birebir kompanse edilip edilmeyeceğine inanıyorum. İşsizlik oranının artış hızı incelenecek olursa ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır.
Selcuk Hakan demiş ki,
Nisan 3, 2006 8:05 pm
Bu konudaki yaklasiminiza katilmiyorum. Ayrintili yorumumu sitemden okuyabilirsiniz
http://www.blogcu.com/Selcukh61/418043/
iktisat demiş ki,
Nisan 3, 2006 10:06 pm
Konuya ilişkin bir yazımı daha bu akşam yayınlayacağım
Ekonomi Politika Gündem » Blog Archive » Enflasyon Düşüyor demiş ki,
Nisan 28, 2006 1:27 pm
[...] Daha önceki bol tartışmalı "İşsizlik ve Philips Sorunsalı" başlıklı yazımı okursanız birlikte basit bir tahminde bulunabiliriz. Buna göre gelecekte TCMB tahminleri çerçevesinde enflasyonda düşüş, benim yazım çerçevesindede ile işsizlikte bir artış söz konusu olacak. Ayrıca daha kötüsü petrol fiyatlarındaki değerlemelerde beklenenden sapma söz konusu olacak olursa artan hammadde fiyatlarıyla maliyet düşürme amaçlı işten çıkarmalar olacakki buda hem enflasyon hem işsizlik demek. Yani bilimsel adıyla stagflasyon. Zaten üretimdeki artışın verimlilikten kaynaklandığı belirtilmiş peki bu şartlar altında verimlilik daha nereye kadar arttırılabilecek?. Bazı okurların yahu sen ne yaptın bir petrol fiyatıyla olacak şeymi bu işler gibi sözlerini duyar gibiyim. Ancak lütfen 1970 lerdeki OPEC krizini hatırlayın. Merak edenler buradan ufak bir yazıya ulaşabilirler. Diyelimki ekonomimiz böyle bir krizi atlatabilecek kadar güçlü, ancak bu işin bedelini kimler ödeyecek? Bugüne kadar yaptığınız ekonomik mücadelenin ve kazanımların hepsi bir çırpıda çöpe gidecek. [...]
reflasyon demiş ki,
Haziran 12, 2006 7:28 pm
paranızın uluslar arası pazarda konvertibilitesi yoksa vede dolar euro darpanenizde yoksa ulkenizin ekonomisinin duzeleceğide yok demektir.
serkan demiş ki,
Kasım 4, 2006 11:28 am
arkadaşlar bana çok acil olarAK 1950-2005 YILLARI İŞSİZLİK ORANLARI,ENFLASYON ORANLARI( GRAFİK ) LAZIM .İLGİNİZE TEŞEKKÜREDERİM .
çiğdem demiş ki,
Kasım 21, 2006 6:51 pm
işsizim diyenler yalan söyler her zaman onlar sadece kendini geliştirmek için çaba sarfetmezler o kadar
çiğdem demiş ki,
Kasım 21, 2006 6:53 pm
bana kızmayın ama öyle
fulya demiş ki,
Kasım 29, 2006 9:51 pm
bence işsizlik sadece gizli işsizlikten ve keyfi işsizlikten ibaret yani işsizlik oranımızın büyük oranını bu kapsıyor en aznıdan.ben böle düşünüorum..
iktisat demiş ki,
Kasım 30, 2006 9:23 pm
Fulya hanım, ekonomilerde uygun olmayan ücret ve çalışma koşulları yüzünden çalışmayan insanlara gizli işsiz denmez.
baris demiş ki,
Aralık 6, 2006 7:04 am
her ekonomide issizlik vardir ve olacaktir.bunlara dogal issiz demezde keyfi issiz denir onemli degil ama onemli olan cikti seviyesini tam istihtam cikti seviyesinden daha buyuk yapaasak bu gizli , dogal veya keyfi issizleri calismaya ikna etmeliyiz …. saygilar
beril demiş ki,
Mart 25, 2007 2:55 pm
ekonometri dersimde philips eğrisinin türkiye açısından değerlendirilmesini ödev aldım ve ödevimde yapmam gereken philips eğrisinin değişkenlerini bulmak bu değişkenleri yorumlamak ve bunları ekonometrik bi biçimde yapmam gerekiyor ancak nasıl yapıcağımı bilmiyorum yardım ederseniz çok sevinirim ii günler
sinan demiş ki,
Mayıs 13, 2007 1:19 pm
burda ne yazıyo bilmiyorum ama ekonomödevim için süper oldu teşekkürler :D:D
ferit demiş ki,
Mayıs 17, 2007 10:32 pm
istihdam seviyesi tam istihdam çıktı seviyesinin üzerine çıktığı ve bunun bilindiği zaman adaftif beklentiler nedeniyle enflasyon üzerine negatif etkisi oluyor.eğer doğal işsizleri çalıştırmak istiyorsa cazip üretim modelleri ile yabancının lgisini çekip ihracatı hızlı biçimde artırmamız gerekior.aksi halde çıktıyı tam istihdam çıktı seviyesinin üzerine çıkarmak hiçbirşey ifade etmez. enflasyonun artmasına sebeb olur
SERKAN KAYA(G.Antep Üni. İİBF) demiş ki,
Haziran 3, 2007 9:07 pm
UZUN DÖNEMDE PHILLIPS EĞRİSİNDEN SÖZ ETMEK AKLA VE MANTIĞA AYKIRIDIR.UZUN DÖNEMDE BU DURUMU KABUL ETMEK İKTİSADIN TEMELİNİ VE İŞLEYİŞİNİ EİNKAR ETMEK OLACAKTIR.TÜRKİYE İÇİN BU KONUYU GÖZ ÖNÜNE ALIRSAK TEORİ İSPATLANIYOR.FAKAT KABUL EDELİM Kİ HER EKONOMİ FARKLILIK GÖSTERİR.GENELLEME YAPIP TEORİYİ İSPATLAMA ÇABASI YANLIŞTIR…