Son zamanlarda tekstil sektöründe çıkarılan vergi indirimi sonrası bir çok sektörde benzer beklentiler oluştu. Ayrıca basın ve diğer baskı gruplarının maliye bakanlığına yaptığı yazılı ve sözlü başvurular üzerine sayın Kemal Unakıtan Ankara Sanayi Odası Meclis toplantısında çalışma yapıldığını ancak bunun vergi indirimi olacağına anlamına gelmemesi gerektiğini bildirdi. Haberin orjinaline burdan ulaşabilirsiniz.
İşin Teorisi :En basit maliye politikası kitabında ulaşabileceğiniz, aslında uzun zamandır bilinen bir konuya değinmek istiyorum. Laffer eğrisi. Bu konuda halkı ilk aydınlatan kişi yanlışım yoksa eski başbakan sayın Tansu Çillerdi. Laffer eğrisi vergi oranlarıyla devletin vergi gelirleri arasındaki ilişkiyi açıklayan bir eğri. Kısaca şu şekilde ifade edilebilir. Vergilerde oluşturulacak her 1 oranlık artışın, vergi gelirlerinde aynı veya yakın oranda bir artış yapması beklenir. Ancak görülmüştürki vergi oranında yapılan her 1 birim artış aynı şekilde vergi gelirlerini arttırmamaktadır. Bunun sebebi en kaba anlamda vergi ödemeye gönüllü olmayan kimseler ve kaçırılan vergiler olarak özetlenebilir. Kuramın bulucusu 1941 doğumlu iktsatçı Arthur B. Lafferdir . Ancak bu yolda atılan ilk teori, azalan marjinal fayda kuramının bulucusu Asene Jules Etienne Dupuit isimli İtalyan kökenli Fransız fizik mühendisidir. Detaylarla kimseyi sıkmak istemiyorum, bu yüzden Laffer eğrisi ile ilgilenenler buraya bakabilirler. Bu kuramdan hareketle vergi indriminin olası sonuçları hakkında bir fikrimiz var ancak biliyorumki şu soru akılları kurcalıyor; neden vergi indirimi yapılır?. Bunun sebepleri vergi gelirlerini arttırmak (yukarıda açıklanıyor) sektörü korumak ve geliştirmek olarak genellenebilir. Devlet belli sektörlerin gelişmesine teşvik amacıyla bir süre onları vergi indirimiyle sürvanse edebilir. Bununla birlikte belli sektörlerin yok olmasını engellemek içinde ve/veya sosyal fayda gereği vergi indirimi yapılabilir.
Yorum : Sayın Unakıtan vergi indiriminden değil vergi indirimine layık olup olunmadığı yönünden araştırmalardan bahsetmekte. Öncelikle bir sektörde yapılacak vergi indiriminin vergi gelirlerini ne ölçüde değişitreceği incelenmekte ve daha sonra bu indirimin sektöre, devlete ve ayrıca uluslararası rekabete katkısı denetlenmekte. Tekstil sektöründe yapılan vergi indirimi sonrası bir çok sektör yetkilisi sektörün acınası halini dile getirerek vergi indirimi talebinde bulunmakta. Peki tekstil sektörü için yapılan vergi indiriminin gerekli olduğuna nasıl karar verildi. Aşağıdaki il grafik tekstil ürünleri ihracak miktar endeksini göstermekte. Diğer bir deyişle ne kadar tekstil ürününün ihrac edildiğini göstermekte ve 2005 yılının son döneminden itibaren relatif anlamda ciddi bir düşüş gösterdiği görülmekte. Demekki ihraç ettiğimiz tekstik ürünleri müktarında bir azalma söz konusu olduğu sonucuna varılabilir.

İncelenmesi gereken bir diğer konuda ihraç edilen tekstil ürünlerinin fiyatları konusundaki gelişmelerdir. Aşağıdaki grafik ise ihracat birim değerler endeksi grafiğidir. İhracat miktarındaki relatif düşüşe karşın ürün fiyatlarının arttığı görülmektedir. Demekki tekstil üreticisi daha az ihracat yapmasına karşın ürün fiyatının arttırmış ve zararını önlemek istemiştir.

Tabiki sadece bu verilerle konuşmak doğru olmaz ancak genede açık söylenebilecek bir şey Türk tekstil ürünlerinin uluslararası arenada fiyatının artmış olduğudur. Artan fiyatla beraber orta vadede Türk tekstil ürünleri alıcılarının bir süre sonra rakip ülkelerin tekstil ürünlerine ilgi göstermesini beklemek yanlış olmaz. İşte bu noktada devlet sihirli eliyle tekstil sektörüne yardımcı olmuştur. Özellikle tekstil gibi dev bir endüstrinin gelecek nesillerdede ihrcatta yüzümüzü güldürmesini beklemek adına.
Son olarak :Elbette sadece ihracat perspektifinden bakarak nihai sonuçlara varmak doğru değidlri. Ancak bilinen bir diğer gerçekte ihracat yapamayan, uluslararası piyasalarda tanınmaya çalışmayan ve mevcut şartlara göre kendini geliştiremeyen sektörlerde bir vergi indirimi beklemek malesef yanlış olacaktır. Özellikle son zamanlarda azalan uçak biletleri fiyatı yüzünden yurtiçi otobüs firmaları kaliteyi arttırmak farklı pazarlama stratejilerine yönelmek yerine halen, tekstil sektörünü emsal göstererek vergi indirimi beklemektedir. Böyle bir beklentiden sonuç beklemek beklentinin kendisi kadar yanlış olacaktır.