![]()
BDDK başkanı sayın Tevfik Bilgin, Euromoney seminerleri kapsamında gerçekleştirilen
''Türkiye Yapısal Sermaye Piyasaları Zirvesi''nde yaptığı konuşmada, Mecliste görüşülen Mortgage sistemi hakkında bazı önemli açıklamalarda bulunmuştur. Kanımca bu açıklamaların en ilgi çeken başlığından birisi mortgage sistemi içerisinde erken ödeme yapan kimseye uygulanacak olan cezadır. Bankacılıkla ilgisi olmayanlar bu noktada şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar. Çünkü finans sitemi içerisinde erken ödeme, faiz indirimiyle ödüllendirilmektedir. Oysa bu durumda bir ceza söz konusudur. Bunun sebebi nedir? hemen anlatalım.
Bankalar aktif ve pasifleri arasındaki vadeyi dengeleme çalışırlar, Pasifler bankaların buldukşarı kaynakları Aktiflerde bnuları değerlendikleri yönleri temsil ederler. Bankalar elde ettikleri kaynakların süresi neyse müşterilerine aynı süreyle dağıtmaya çalışırlar.Diğer bir deyişle pasif vadesini aktif vadesine eşitlemeye çalışırlar. Aksi halde vade uyumsuzluğu oluşur. Bir örnek verelim, kaynakları uzun süreli bulmak ve kısa süreli kullandırmak sanılanın aksine faydalı bir tutum olmayacaktır. Faizlerin artış göstermesi durumunda bu işlem karlı olabileceği gibi, faizlerin azalış göstermesi durumunda bu işlem zararlı olacaktır. Bu konuyu incelemek isteyen okuyucular Açık öğretim fakültesinin Sermaye Piyasası Analizi kitabını okuyabilirler. Faizlerin geleceğe ilişkin yapısını inceleyecek olursak bu konu içinden çıkılmaz bir hal alacağından onu başka bir başlığa bırakalım.
Vade süreleri eşit olmaması ne kadar büyük bir sorun olabilir? Bu durumda vade uyumsuzluğu oluşur ve uygun şartlar altında bankayı iflasa kadar sürükleyebilir. Demirbanka el konulması kısmende olsa bu konuya örnek sayılabilir. Peki bankalar vade uyumsuzluğuna karşı ne yapabilirler? Bankalar bu tip riskler altında dengeleme işlemi gerçekleştirirler. Bankacılıkta 2 temel yöntem ile dengeleme işlemi gerçekleştirilir. Bilanço içi yöntemler ve türev finansal araçlar. Ancak riskten kaçmanında bir maliyeti vardır. Bankalar bu maliyeti uyguladıkları riskten kaçma yöntemine göre öderler.
Şimdi dönelim sayın Tevfik Bilginin açıklamasına; Buna göre borcunu erken ödeyen müşteriler bankayı bu kaynakları başka yere plase etme konusunda risk altına atmaktadır. Zira borcun sabit faizi bir yana birde değişken faizi söz konusudur. Erken ödeme yapan müşteriler borca ait oluşabilecek değişken faiz riskini bankaya bırakmış olmaktadırlar. Bu noktada banka kaynağı yeniden değerlendirme sürecini ve kaynağa ilişkin değişken faiz riskini sırtlamış bulunmaktadır. Ancak Tevfik Bilgin burada oluşan riskin hem bankalar hemde banka müşterileri tarafından taşınması gerektiğini savunmaktadır.
Yorum : Şimdi işin rengi yukarıda açıklanıyor. Yazan bilgilerin bir çoğu temel düzey bankacılık ve sermaye piyasası kitaplarındanda elde edilebilir. BDDK banka müşterilerinin, bankalarla beaber riskleri paylaşmasını öngörüyor. Peki ne hedefleniyor?. Düşünülen o ki banka müşterisi erken ödeme yapıp borcun faizi ile cezalandırılmak yerine e yapacağı bir finansal yatırımla finans piyasalarını geliştirmezmi? Peki yatırım marjinalitesi hiç değerlendirilmişmidir? Mortgage sistemiyle ev sahibi olmak isteyen bireyler, böyle uzun vadeli bir işlem içerisinde erken ödeme yapmak yerine, risk alıp yatırım yaparlarmı?, Alacaklarını erken istemeyen bu bankaların kaynaklarını değerlendirme sorunumu var yoksa?, Aklıma başka bir soru daha geliyor, uzun süredir gündemde olan Kredi Kartı düzenlemesine ilişkin elle tutulur tek sonuç kredinin vadeye yayılıp ödenmesi değilmiydi. Üstelik bunu gayrı resmi uygulayan bankalar olmasına rağmen. Bu halkın sorunumu? yoksa düşen faizlerin etkisiyle fatura ödemeleri gibi bankacılık dışı işlemlere başlayan bankaların birden bankacılık araçlarına sahip olduğunu hatırlayıp devletinde desteğiyle bu araçları canlandırma umudumu?.
Son olarak belirtmeden geçemeyeceğim, uluslararası piyasalardan yeteri kadar yararlanamayan bankaların, düşen faizlerin etkisiyle birden başka bankacılık araçları olduğunu hatırlamasının maliyetini halk neden ödüyor. Bu bankalar neden kayırılıyor?